T U T U K L U

MAKTUL: ...

MÜŞTEKİLER: ..., ..., ...
SUÇLAR: Nitelikli kasten öldürme, nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER: İstinaf başvurularının esastan reddi kararları

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2021/436 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;

a. Nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-h, 53/1. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Müştekiler Davut ve ...ile maktule karşı nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 149/1-a-b-c-d-h, 53/1.maddeleri uyarınca ayrı ayrı 3 kez 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

c. Müştekiler ... ...ve ... ile maktule karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 109/2, 109/3-a-b, 53/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 4 kez 8 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

Karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/665 Esas, 2022/1283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık ve müdafiinin temyiz istemleri özetle; sanığın atılı suçları işlemediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, nitelikli kasten öldürme suçu yönünden eksik incelemeye, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.

Sanık, maktul ve müştekilerin Afganistan uyruklu olup maktulün, sanığın amcasının oğlu olduğu, maktul ve müştekilerin aynı evde ikamet ettikleri, olay tarihinde gece vaktinden sayılan saat 19.30-20.00 sıralarında, sanık ve açık kimlik bilgileri tespit edilemeyen Musa Msafar isimli şahsın birlikte yüzlerini maske ile gizleyerek yağma amacıyla, fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek maktul ve müştekilerin konutuna zorla girdikleri, müştekiler Davut ve Halit'i bıçakla yaraladıkları, sonrasında konutta bulunan maktul ve müştekilerin ellerini iplerle bağlamak suretiyle etkisiz hale getirdikleri ve maktul ile müştekiler Davut ve Halit'in cep telefonları ile paralarını cebir ve şiddet kullanmak suretiyle yağmaladıkları, yağma eylemine direnen maktulü uyluk ve batın bölgelerinden bıçakladıkları ve maktulün kesici delici alet yaralanmasına bağlı iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılan olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükümlere esas alınan raporların yeterli olduğu, eylemlerine uyan suçların vasfının doğru biçimde belirlendiği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçeleri gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/665 Esas, 2022/1283 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2024 tarihinde karar verildi.