İstinaf başvurusunun esastan reddine
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'', aynı Kanun'un 294. maddesinin ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' ve aynı Kanun'un 301. maddesinin ''Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin suçun unsurlarının oluşmadığına, katılan beyanlarına dayalı karar verildiğine, üst sınırdan ve etkin pişmanlık hükümlerine değinilmeksizin usul ve yasaya aykırı karar verildiğine yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
27.09.2018 tarihinde katılanın işyerine sanık ...'ün geldiği, sanığın kendi hayatını anlattığı, bir dönem cezaevinde kaldığını, uyuşturucu kullandığını belirttiği, devamında katılana " siz bu kadınla beş yıldır bir film çevirip, başrolü oynamışsınız, bu kadın dürüst bir kadın değil, dürüst olsaydı seninleyken benimle yatmazdı, ... senin beraber yaşadığınız özel ne varsa hepsini bana anlattı, hatta senin ve ...'nun özel video ve resimleriniz benim elimde, bunların hepsini afiş yaparım" şeklinde sözler söyleyip katılanın eşinin isminin ... olduğunu, ev adresini, eşinin arabasının plakasını, çocuklarının ne iş yaptığını hepsini bildiğini söylediği ve devamla " bu filme figuran olarak girdim, artık bu filmin başrol oyuncusu benim. Bundan sonra göreceksin ve bana üç trilyon vereceksin ve bu konu kapanacak" şeklinde sözlerle katılandan para istediği, katılanın para vermemesi üzerine sanığın işyerinden ayrıldığı, ayrıca dosya içinde yer alan 09.10.2018 tarihli ses çözüm tutanağında bilgi sahibi olarak ifadesi alınan ..., sanık ... ve katılanın aralarında geçen telefon görüşmesinde sanığın “…Bana yanlış yapıyor bu parayı bana verecek eğer vermediği takdirde çoluğundan çocuğundan her şeyinden çıkartırım onun bak benin dayancak gücüm yok onu mafederim”, “o çocuğun ayağını koparıp senin eline vermezsem” şeklinde sözler söylediği olayda sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca dosyada 5271 sayılı Kanun'un 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı da tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Yasa'nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile Tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
19.09.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.