Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde özetle; 07.05.2010 tarihinde davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu motosikleti ile ters şeritten giderek aynı kavşakta seyir halinde olan Salih Özdemir idaresindeki motosiklet ile çarpması ile yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucunda Salih Karademir'in yaralanarak %29 oranında meslekte iş görme gücünü kaybederek malul kaldığını, kaza tespit tutanağında ...'in sevk idaresindeki araç %100 kusurlu bulunduğunu, Salih Karademir'in davacıya başvurması üzerine 136.559,00 TL'nin 26.01.2017 tarihinde ödemenin yapıldığı, ödenen miktarın davalılardan tahsili için Tokat 2. İcra Müdürlüğünün 2017/1109 sayılı dosyası ile 136.559,00 TL alacak 841,00 TL takip tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 137.400,80 TL'nin tahsili için davalılar aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz etmelerine üzerine takibin durdurulduğunu, yine hak sahibi ile davacı ... arasında görülen davada davacının 38.441,00 TL daha bakiye alacağının olduğunun belirlendiğini ve davacı tarafça söz konusu bedelin ödendiğini, yapılan icra takibi üzerine davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, belirterek davalı tarafça belirterek yapılan itirazın reddine, takibin devamına, asıl alacağa 26.01.2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalıların %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; iki yıllık dava açma süresinin dolduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkilin aracın maliki ve işleteni olmadığını, müvekkilin aracı 2009 yılında ...'a sattığını, ...'ın da aracı Hadi İsimli şahsa sattığını, aracın müvekkile ait olmadığını, arcın trafik kaydı müvekkil adına ise de aracı uzun yıllar önce sattığını, bu nedenle müvekkilinin davalı sıfatının olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin bu davada kusur atfının kabil olmadığını, meydana gelen trafik kazasının oluşumuna sebebiyet veren ...'nın tali yoldan ana yola çıkarken hızını azaltmadığı ve ana yoldaki müvekkili ...'in geçiş üstünlüğü olduğu halde yol vermediği için ...'nın %100 oranında kusurlu olduğunu, ...'nın olay günü kaza gerçekleşmeden önce alkol aldığını, olay nedeniyle müvekkilinin yaralandığını, Tokat Devlet Hastanesi Sağlık kurulu raporuna göre %40 oranında engelli kaldığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını, kazaya sebebiyet vermediğini belirterek açılan davanın reddine, husumetin ...'ya yöneltilmesine, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
İhbar olunan ...'nın cevap dilekçesinde; ...'e ait aracın kendisine çarpması sonucunda yaralandığını, ...'in alköllü olduğunu, kazaya sebebiyet vermediğini, kaza günü alkollü olmadığını, buna ilişkin rapor sunduğunu, olayla ilgili kusurunun olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin kaşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Teknik Üniversitesi trafik kürsüsünden aldırılan 30.11.2020 tarihli rapordan, davalı sürücü Sefa’nın %100 oranında kusurlu, Ferdi’nin kusursuz olduğu, yolcu olarak bulunan davacının ise %20 oranında müterafik kusurlu olduğunun anlaşıldığı, alınan aküer raporu ile tazminatın 175.000,00 TL olarak belirlendiği, alacağın hesaplama sonucunda belirlenebilir olduğu anlaşıldığından davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle asıl dava dosyası yönünden; davanın kabulü ile; davalıların Tokat 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/1109 Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 136.559,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, birleşen 2019/242 Esas sayılı asıl dosyası yönünden; davanın kabulü ile, davalıların Tokat 3.İcra Müdürlüğü'nün 2019/444 Esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile 38.441,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalıların kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, ...'nin reşit olmadığını, bu nedenle anne ve babasının da sorumlu olduğunu, aracın maliki ve işleteni olmadığını, rücu koşullarının oluşmadığını, rücuya konu alacağın fahiş olduğunu, alınan raporların tek taraflı olduğunu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kazada kendi kusuru olmadığını, alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, keşif yapılmamasının hatalı olduğunu belirterek Mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, Güvence Hesabının ödeme yaptığı tarih itibariyle zamanaşımının gerçekleşmediği, Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan kusur raporunun kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, aldırılan maluliyet raporuna göre aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplama kapsamında, davacı ... Hesabının kazada zarara uğrayan ...'e yaptığı ödemenin yerinde olduğu ve davalılardan talep edebileceği anlaşıldığından, davalı ...'ın araç işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu olması karşısında tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; hak sahibine ödeme yapan ...'nın davalı sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine yapılan itirazların iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2 nci ve 30 uncu maddeleri, ... Yönetmeliği 9/1 inci maddesi.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.