Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Davacı vekili; dava konusu 515 sayılı parseldeki 4100 m2'lik tarım arazisinin 1976 yılında yapılan tapulama sırasında bazı kişiler adına tapuya kaydedildiğini, bu kişilerin kim olduğunun anlaşılamadığına, taşınmaza davacının babaannesi ve daha sonra da kendisinin yaklaşık 100 yıldır malik sıfatı ile zilyet olduklarından bahisle TMK'nin 713 maddesi gereğince tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... davaya cevap sunmamıştır.
Mahkemece davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olup; hüküm, davacı ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK'nin 713/2 maddesindeki bilinmeme sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.TMK'nin 713/3. maddesi uyarınca bu nitelikteki davalarda husumetin yasal hasım konumunda olan Hazineye yöneltilmesi gerekmektedir. Açıklanan bu sebep ile davanın yasal hasımı konumundaki Hazineye karşı davanın esasına girilip gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre Hazine vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.