Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi vekili ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Davacı ... 21.02.2005 tarihli dilekçesi ile sınırlarını bildirdiği tapusuz taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı ile lehine kazanma koşulları oluştuğunu belirterek bu kısmın adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile 22.11.2013 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.645,92 metrekarelik taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman İdaresi ve ... tarafından temyiz edilmekle Yaürgıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/5980 Esas, 10101 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “taşınmazın yaylak sayılan yerlerden olup olmadığının araştırılması ve yaylak değilse bu kez yöntemince zilyetlik araştırması yapılması" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 22.06.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 7.645,92 metrekarelik taşınmaz bölümünde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile bu bölümün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi vekili tarafından esasa ilişkin olarak, davacı tarafından ise aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davacının davasının kabulüne karar verildiğine, her ne kadar husumetten red şeklinde kararda hatalı şekilde hüküm kurulmuş ise de davanın niteliği itibarıyla davalılar kanuni hasım durumunda olduğuna göre, davalı ... yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi doğru değil ve davacı vekilinin temyiz itirzları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmekte ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç:
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 5 numaralı bendinin tamamen hükümden çıkartılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/III-1,2,3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.