Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 131 ada 1,157 ada 19 ve 158 ada 9 parsel sayılı sırasıyla 6956,72 m2,2692,19 m2 ve 826,70 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar çalılık niteliğiyle davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, 131 ada 1,157 ada 19 ve 158 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

1-Dava ve temyize konu 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit gününde davacı ...'nın zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı, davacı yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı ...'nın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 131 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin hükmün ONANMASINA, harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

2-Davacı ...'nın 157 ada 19 ve 158 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin temyiz inceleme isteğine gelince; dava ve temyize konu 157 ada 19 ve 158 ada 8 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde tespit gününde davacı taraf yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacı tarafın taşınmaz üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Mahkemece davacının taşınmazlar üzerindeki zilyetliğini iradi olarak terk ettiği, taşınmazların 40-45 yıldır tarım amaçlı kullanılmadığından çalılık vasfını kazandığı belirtilmiş ise de; iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi için yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklar, taşınmazın halen davacı tarafından meyve ağaçlarından mevcut meyvelerini toplayarak kullandığını, kavak ağaçları dikip yetiştirdiğini beyan etmişler, uzman ziraat bilirkişi ise taşınmaz üzerinde bulunan meyve ve kavak ağaçlarının yaşlarını ve sayısını belirtmiştir.
Bu hale göre taşınmaz üzerinde kavak ve meyve ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın meyve bahçesi olarak kullanıldığı ve davacı tarafça meyvelerin toplandığı, davacı tarafın taşınmaz üzerindeki zilyetliğini terk etmediği dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Nitekim taşınmazın salt tarımsal amaçlı olarak ekilip biçilmek suretiyle kullanılması kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme için zorunlu olmayıp zilyetliğin ekonomik amaca uygun olması yeterlidir. Somut olayda ise davacı tarafın taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının meyvelerini toplamak, kavak ağaçlarını yetiştirip satmak suretiyle tasarruf etmesi de ekonomik amaca uygun zilyetlik olup davacı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
O halde mahkemece davacının dava dilekçesindeki açıklaması da gözetilerek davanın kabulüne dava konusu 157 ada 19 ve 158 ada 9 parsel sayılı taşınmazların miras bırakan Fahreddin Özkaya mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’nın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.