Taraflar arasında görülen davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.11.2019 tarih ve 2019/217 E- 2019/944 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nce verilen 31.01.2020 tarih ve 2020/82 E- 2020/129 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı aleyhine faturaya dayalı olarak takip takip başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalının davacıdan 2017 yılından bu yana toplamda 73.175,37 TL değerinde mal aldığını ileri sürerek davalının takibe yaptığı itirazın iptali ile icra takibinin devamına, borçulunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 adi kanuni faiziyle ödemeye ve takip konusu alcağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı ile ticari ilişkisi olmadığını, evine şahsi kullanım için 3.000.-TL tutarında ev eşyası aldığını ve parasını ödediğini, ispat yükünün davacıda olduğunu savunarak davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin iptaline, davacı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davaya konu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu ancak davalının defterinde kayıtlı olmadığı, söz konusu faturaların irsaliyeli fatura olmadığı, davacının mal teslimi olgusunu ispatlayamadığı gözetilerek davacıya yemin hakkının hatırlatıldığı, davalının anılan faturalara konu malları teslim almadığına ilişkin yemin eda ettiği, davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf edilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.