Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.07.2018 tarih ve 2017/14 E. - 2018/633 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili hakkında başlatılan takip konusu çekteki cironun müvekkiline ait olmadığını, "Nurdan Balcı V.K" ibaresi yazılarak ve müvekkilinin imzası taklit edilerek, müvekkilinin ciranta gibi gösterildiğini, müvekkilinin yaptığı ödemelerin davalı ...'e verilen bonolar nedeniyle başlatılan takibe ilişkin olduğunu, çeke dayalı takip dosyasına ilişkin olmadığı halde çeke dayalı takip dosyasından mahsup edildiğini belirterek, çeke dayalı takip dosyası olan İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/524 sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespiti ile yapılan ödemelerin davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalı ...'nin davacının temsilcisi olduğunu, davacının ödemenin hangi dosyaya ilişkin olduğunu belirtmediğini, seçimlik hakkın tarafına geçtiğini, müvekkili tarafından ödemenin yapıldığı takip dosyasından mahsup edildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., takibe konu çeki mallara karşılık olmak üzere davalı ...'e verdiğini, çekte davacının cirosunun olmadığını, davalı ...'in isteği üzerine ve davacının talimatıyla çeki davacı adına vekaleten imzaladığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, dosyada davacı tarafından davalı ...'e verilmiş bir vekaletnamenin bulunmadığı, bu nedenle İstanbul 3 İcra Müdürlüğü'nün 2010/524 esas sayılı takibin dayanağı olan çekten davacının sorumlu olmayacağı, bu nedenle çeke dayalı takip dosyasına davacı tarafından yapılan ödemelerin yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesinin gerektiği, kötü niyet tazminatı şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının İstanbul 3. İcra Müdürlüğünün 2010/524 esas sayılı dosyasında, 05/07/2009 tarihli 17.500.-TL bedelli çek yönünden, davalılara borçlu olmadığının tespitine, 3.000 TL'nin 08/08/2011 tarihinden, 1.000.-TL'nin 24/08/2011 tarihinden, 215,00 TL'nin 06/09/2011 tarihinden, 150,00 TL'nin 07/09/2011 tarihinden 215,00 TL'nin 08/09/2011 tarihinden, 240,00 TL'nin 09/09/2011 tarihinden, 180,00 TL'nin 10/09/2011 tarihinden 165,00 TL'nin 05/10/2011 tarihinden, 175 TL'nin 06/10/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.