Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.06.2018 gün ve 2014/1166 - 2018/245 sayılı kararı bozan Daire'nin 09.07.2020 gün ve 2018/5408 - 2020/3480 sayılı kararı aleyhinde davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait Liberya bandıralı gemide kaynak ustası olarak çalışırken 29.03.2008 tarihinde iş kazası sonucunda belinden sakatlandığını, gemide ağrı kesici verilmesi dışında müvekkiline hiçbir tıbbi müdahale yapılmadığını, karaya çıktıktan sonra müvekkilinin tedavi gördüğünü ancak çalışma gücünü kaybettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000.- TL maddi tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının çalıştığı geminin müvekkiline ait olmadığını, geminin donatanının Liberya'nın Monrovia şehrinde mukim Ganclear Shıppıng S.A. unvanlı şirket olduğunu ve geminin Monrovia limanında kayıtlı olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasında imzalanmış bir hizmet sözleşmesinin de mevcut olmadığını, dolayısıyla müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini ve davanın öncelikle husumetten reddi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının çalışmış olduğu geminin Liberya bayraklı olup ihtilafı çözmekle yetkili mahkemelerin Liberya mahkemeleri olduğunu ve yine taraflara uygulanacak hukukunda yabancı devlet hukuku olduğunu, bu sebeple müvekkili aleyhine açılmış davanın görev ve yetki açısından reddi gerektiğini, müvekkilinin davacının zarara uğradığını iddia ettiği hadisede hafif ihmal da dahil hiçbir kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere göre, davacının mevcut arızası ile dava konusu olay arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı ortaya konulamadığından davacının davasının reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davalı ...Ş. vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı şirket vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.