Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın kısmen kabul- kısmen reddine dair verilen 26.02.2020 tarih ve 2019/3000 E. - 2020/461 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, fikrî ve sınaî hakların ihlal edildiği iddiasına dayalı haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve 5846 sayılı Kanunun 68. maddesi gereğince telif ücretinin 3 katının tahsili ve aynı Kanun'un 70. maddesine göre elde edilen gelirin tahsiline ilişkin olup, sonuç olarak 10.000.- TL maddi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmişse de, verilen ıslah dilekçesi ile davacı talebini toplam 42.384,78 TL'ye artırmıştır. Bölge adliye mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonunda, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulüne, davacının istinaf talebi de dikkate alınarak takdiren %15 telif oranı üzerinden hesaplanan 13.676,12 TL rayiç bedelin 3 katı tutarı olan 41.039,46 TL telif tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, haksız rekabetle ilgili tazminat isteminin ve FSEK 70/son maddesi uyarınca talep edilen yoksun kalınan kâr talebinin reddine karar verilmiş olup, karar yalnızca davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi olan 26.02.2020 tarihi itibariyle Bölge Adliye Mahkemesi temyiz kesinlik sınırı 72.070.- TL olup, bu meblağın altında kalan hükümlerin 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a. bendi uyarınca kesin nitelikte olduğu, mahkemece 41.039,46 TL telif tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, kararın davalı vekilince temyiz edildiği ve temyize konu 41.039,46 TL telif tazminatının temyiz sınırı altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 09/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verilmiştir.