SUÇLAR: Hakaret, tehdit

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hakkında İstanbul 27.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 12.06.2014 tarihli 2013/59 Esas, 2014/658 Karar sayılı ilamı ile; hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 62 ve 52 inci maddeleri uyarınca 7.080,00 TL adli para cezası ve tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezasının İstanbul 80. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açıklanmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği, suçları işlemediğine, mağdur olduğuna, resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulmasına ilişkindir.

Sanığın acil servise getirdiği yeğenine iğne yapılması için hemşire bulamaması nedeniyle doktor olan katılana yönelik "sen ne b..ka yarıyorsun, sus ulan gelirsem oraya kafanı ezerim" diyerek hakaret ve tehdit ettiği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu anlaşılmış,
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen; adli para cezasının, 5275 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanunla değişik 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı da verilebilecek olması karşısında, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde hapse çevrilmesine karar verilmesi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme'nin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkeme'nin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün (B) bendinin altıncı fıkrasındaki “ve ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesine” ibaresinin çıkartılması suretiyle HÜKMÜN, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2022 tarihinde karar verildi.