Sanık ... hakkında, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinde bulunulmadığı anlaşılmıştır.
Sanık ... ve müdafiinin yüzüne karşı verilen karara yönelik, sanık müdafiinin süresinden sonra 17.03.2016 tarihinde temyiz dilekçesi verdiği anlaşılmıştır.
Sanıklar haklarında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin anılan durum haricinde süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2015 ve 05.03.2015 tarihli iddianameleri ile sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanıklar Hasan ve Tahsin hakkında ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açılmıştır.
2. Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık ...'in, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Sanık ...'in, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Sanık ...'ın, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62,53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılması ve hak yoksunlukları ile tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
d) Suça sürüklenen çocuk ...'in, mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına; çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, aynı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.07.2020 tarihli ve 14-2016/151776 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Sanıklar Tahsin ve Mehmet hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken beraat kararları verilmesine ve dilekçesinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçları işlemediğine, işlendiğine dair delil bulunmadığına, beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine dair karar verilmesine ve dilekçesinde belirttikleri diğer hususlara yöneliktir.
C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği
Sanığın savunmasının aksine delil bulunmadığı, mağdurenin yaşını on dokuz olarak söylediği, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verildiği ve gerekçesinin olmadığı ile dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ... müdafiinin 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen ve yüzlerine karşı verilen karara yönelik tefhimden başlayan yedi günlük süreden sonra 17.03.2016 havale tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiğinden, kanuni süresi içinde yapılmayan temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiş, aynı gerekçeyle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Sanıklar Mehmet, Tahsin ve Hasan ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Çocuğun Cinsel İstismarı ve Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ... tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi sanıklar Mehmet ve Tahsin hakkında verilen beraat hükümlerinin de dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, kurulan hükümlerde hukuka aykırılık görülmeyerek temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Oluşa uygun kabule göre, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'in mağdureye yönelik işlediği kabul edilen çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 234 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, 5 yıl 4 aylık ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 27.01.2016 tarihli mahkumiyet kararları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık ve 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Yukarıdaki bentlerde açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Mehmet, Tahsin ve Hasan ile Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı, Çocuğun Cinsel İstismarı ve Çocuğun Nitelikli Cinsel istismarı Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafileri, suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Çocuğun Kaçırılması ve Alıkonulması Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.01.2016 tarihli ve 2015/88 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk ... ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.04.2024 tarihinde karar verildi.