SUÇLAR: Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, ceza verilmesine yer olmadığına, beraat
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 Tarihli ve 2014/176 Esas, 2016/169 Karar Sayılı Kararı ile
1. Sanıklar ... ve ... hakkında katılanlara karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ile resmi belgede sahtecilik
suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir.
2. Sanık ... hakkında katılanlara karşı resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık ... hakkında katılanlara karşı kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 167 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına
Karar verilmiştir.
1. Sanık ... müdafii temyizinde özetle; savunma hakkının kısıtlandığı, delillerin eksik ve yanlış değerlendirildiği, gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığı, mahkemece tanıklara soru sormalarına izin verilmediği, benzer olay yaşayan mağdurları dinletme talebinin reddedildiği, senedin sanık ...’ın cirosu ile sanık ...’e olan 300.000,00 TL borcuna karşılık sanık ...’e verildiği şeklindeki Mahkeme gerekçesinin dayanaksız olduğu, zira şirket kayıtlarında bu borcun bulunmadığı, resmi kayıtlara göre şirketin sanık ...’in iddia ettiği gibi cirosunun da bulunmadığı, sanık ...’in sosyal ekonomik durumu araştırılsa idi 300.000,00 TL ile asla iştigal edemeyeceğinin görüleceği, sanık ...’ın diğer sanıkları tefecilik ile şikayet ettiği dosyanın kesinleşmediği, sanık ... hakkında mevcut başka tefecilik, dolandırıcılık davaları bulunduğu, sanık ...’in şirket kayıtlarında böyle bir borcun, alacak verecek ilişkisinin olmadığı, sanık ...’ın deri işi yapmadığına dair belge bulunduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
2. Katılan ... vekili temyizinde özetle; tanık ...’e sanık ...’in sahte şekilde senet düzenlenmesini istediği sırada annesi adına imza atmaması halinde para vermeyeceğini, annesi adına imza atmasını isteyip istemediğinin sorulması talebinin reddedildiği, sanık ...'in ticari ilişki nedeni ile sanık ...'tan söz konusu senedi aldığının ve ...'a 300.000,00 TL borç verdiğinin senet arkasındaki ciro ile doğrulandığı kabulünün hukuk mantığı ile bağdaşmadığı, şirketin kayıtlarında hiç var olmayan para giriş çıkışlarının Türk Ticaret Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu karşısında karşılığı bulunmadığı, sanık ...’a verdiklerini iddia ettikleri parasal miktarların bir seferde temin edilmesinin mümkün olmadığı, bu parayı nasıl temin ettiklerini beyan etmediği, diğer sanıkların tefeciliğine dair dosyanın delil sayılmayarak birleştirilmesi talebinin reddedilmesinin ardından sanık ... lehine beraat gerekçesi yapıldığı gerekçeleri ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması istenmiştir.
3. Katılan ... vekili temyizinde özetle: dosya kapsamına göre iddianamedeki tüm suçlardan tüm sanıkların cezalandırılması gerektiği gerekçesi ile ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
1. İddianamede özetle; katılanların torunu olan sanık ...'ın katılanların yazı ve imzalarını taklit ederek 300.000,00 TL bedelli senedi cirolayarak sanık ...'e verdiği, sanıklar ... ve M. 'nin bahse konu senedin arkasındaki yazılarını tamamlayarak katılanlar aleyhine icra takibi başlattıkları, sanık ...'ın senedi sanık ...'e verdiğini, sanık ...'ye vermediğini beyan etmesi karşısında sanıklar ... ve M.'nin birlikte hareket ettiklerinden bahisle sanıkların cezalandırılması istenmiştir.
2. Sanık ... özetle; sanık ...'te aldığı borcu ödeyemeyince kendisinden teminat senetleri aldığını, bunlardan birini işleme koyduğunu savunmuştur.
3. Sanık ... özetle; senetle hiç bir ilgisi bulunmadığını savunmuştur.
4. Sanık ... özetle; sanık ...'ın kendisine ham deri getireceğini söylemesi üzerine ...'a 300.000,00 TL para verdiğini, sanık ...'ın katılanları kefil göstereceği senet vereceğini söyleyerek atılı suça konu senedi verdiğini savunmuştur.
5. Katılanlar özetle; senetteki imzaların kendilerinin olmadığını beyan etmişlerdir.
6. Uzmanlık raporlarında özetle; senedin ön ve arka yüzündeki “...” yazıları sanık ...'a ait olduğu, ön yüzündeki imzalar katılan ...'a ait olmadığı, birinci ciranta imzasının sanık ...'a, ikinci ciranta imzasının sanık ... 'ye ait olduğu belirtilmiştir.
7. Sanık ...'ın diğer sanıkları tefecilik suçundan şikayet ettiği, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/901 Esas sayılı dosyasında bu konuda beraat kararı verildiği ve kesinleştiği, sanık ...'ın katılma hakkı bulunmadığından bahisle temyizinin Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından reddedildiği dosya kapsamı ve UYAP üzerinden yapılan incelemeden anlaşılmıştır.
8. Mali müşavir bilirkişi raporunda özetle; sanık ... 'nin yetkilisi olduğu ve icra takibini yapan ... ... Şti'nin ticari defterlerinde sanık ...'a 300.000,00 TL verildiğine veya başka tutarda ödeme yapıldığına, senedin, şirket kayıtlarına alındığına ya da şirket adına icra takibine konduğuna, sanık ...'in diğer sanıklar ... ve ... ile ticari ilişkisi olduğuna dair kayıt bulunmadığı belirtilmiştir.
9. Mahkemece sanıklar hakkında yukarıda açıklandığı şekilde hükümler verilmiştir.
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile resmi belgede sahtecilik suçuna yönelik yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu bakımından ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin hükmün yerinde olduğu anlaşıldığından, katılan ... vekili ve sanık ... müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
İddianamede katılanların torunu olan sanık ...'ın katılanların yazı ve imzalarını taklit ederek 300.000,00 TL bedelli senedi cirolayarak sanık ...'e verdiği, sanıklar ... ve M. 'nin bahse senedin arkasındaki yazılarını tamamlayarak katılanlar aleyhine icra takibi başlattıkları, sanık ...'ın senedi sanık ...'e verdiğini, sanık ...'ye vermediğini beyan etmesi karşısında sanıklar ... ve M.'nin birlikte hareket ettiklerinden bahisle sanıkların cezalandırılmasının talep edildiği, sanık ...'ın; sanık ...'te aldığı borcu ödeyemeyince kendisinden teminat senetleri aldığını, bunlardan birini işleme koyduğunu, sanık ...'in; senetle hiç bir ilgisi bulunmadığını, sanık ... 'nin; sanık ...'ın kendisine ham deri getireceğini söylemesi üzerine ...'a 300.000,00 TL para verdiğini, sanık ...'ın katılanları kefil göstereceği senet vereceğini söyleyerek atılı suça konu senedi verdiğini savunduğu, sanık ...'ın aşamalardaki beyanları birlikte değerlendirildiğinde senedin ön yüzünün alt kısmındaki yazıları, keşide tarihi ile katılanlar yerine atılı imzaları kendisinin attığını kabul ettiği, senedin ön yüzündeki diğer rakam ve yazıları (miktar, ödeme tarihi gibi) kabul etmediği, senedin ön yüzündeki lehtar kısmında yer alan "..." yazısının da uzmanlık raporu ile sanık ...'ın elinden çıktığının belirtildiği, ayrıca, 21.04.2014 tarihli uzmanlık raporunda senedin ön yüzündeki "..." şeklindeki yazı haricindeki diğer tüm yazıların sanıklar ... ya da ...'e ait olup olmadığının tespiti için değerlendirmeye uygun mukayese yazılarının gerektiğinin belirtildiği, dosya kapsamından tanık Hulusi'nin sanık ... ve eski eşi hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/980 soruşturma sayılı dosyasında tefecilikten şikayette bulunduğu ancak soruşturma dosyasının tüm kapsamı ile celbedilmediği, soruşturma neticesinde ne gibi bir işlem yapıldığının anlaşılmadığı, diğer yandan sanık ...'ın diğer sanıkları da tefecilik suçlaması ile şikayet ettiği ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/901 Esas sayılı dosyasındaki beraat kararının kesinleştiğinin UYAP üzerinden yapılan incelemede anlaşıldığı, bununla birlikte bu dosyanın tüm kapsamı ile celbedilmediği, ayrıca katılan vekillerinin sanıklar hakkında başka tefecilik dosyalarının da bulunduğunu ileri sürdüğü, sanık ... 'nin, sanık ...'a, kendisine ham deri getireceğini belirtmesi üzerine 300.000,00 TL borç verdiğini, senelik 8-9 trilyon TL cirosu bulunan iş hacmi olduğunu, fabrikasının bulunduğunu savunduğu, 300.000,00 TL'yi sanık ...'a ödediğine, ya da ... ... Şirketi tarafından atılı suça konu senede dayanılarak icra takibi yapılmış olmasına rağmen bu senede dair ... ... Şirketi kayıtlarında bir hususa rastlanmadığının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, sanık ...'in, 300.000,00 TL'yi sanık ...'a verdiğini ileri sürdüğü tarihte bu miktar parayı verme gücünün olup olmadığının, ne işle iştigal ettiğinin araştırılmadığı hususlarının anlaşılması karşısında; dava konusu senede ya da bahsolunan 300.000,00 TL'ye ilişkin sanıklar arasında ya da katılanlar/ mirasçıları ile sanıklar arasında menfi tespit, alacak ve sair hukuk davası olup olmadığı araştırılarak var ise dava dosyalarının celbedilerek incelenmesi, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/980 soruşturma sayılı dosyası ile dava açılmış ise bu dava dosyasının, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/901 Esas sayılı dosyasının ve sanıklar hakkında başkaca tefecilik iddiası ile açılmış dava olup olmadığı araştırılarak var ise dosyaların celbedilerek incelenmesi, sanıkların mukayeseye elverişli yazı ve rakam örnekleri alınıp senedin ön yüzündeki yazı ve rakamların sanıklara ait olup olmadığı hakkında rapor tanzim ettirilmesi, sanık ... 'nin 300.000,00 TL'yi sanık ...'a verdiğini savunduğu tarihte ne işle iştigal ettiği, bu parayı nereden temin ettiği kendisinden sorulup, bu parayı vermeye yetecek ekonomik gücü olup olmadığı araştırılarak ayrıca bu hususların bilirkişi raporu ile tespiti ile toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile hükümler kurulması nedeni ile sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
A. Sanık ... Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik ve Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 Tarihli ve 2014/176 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararında katılan ... vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2016 Tarihli ve 2014/176 Esas, 2016/169 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.