Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2012/495 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun basit cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararı, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

2. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.02.2014 tarihli ve 2012/495 Esas, 2014/103 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 09.10.2017 tarihli ve 2015/5936 Esas, 2017/9644 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin uzlaştırmaya tabi dolandırıcılık suçunu oluşturmasına rağmen suç vasfının hırsızlık olarak hatalı değerlendirilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2017/664 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 51 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis ve 680 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, ancak, önceki hükmün aleyhe temyiz edilmediğinden kazanılmış hak nedeniyle cezanın 8 ay 10 gün hapis cezası olarak belirlenmesine ve cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.

Sanık temyizinde, cezasının temyizen incelenmesini istemiştir.

1. İddianamede, sanığın hileli davranışlarla katılan ...'yi aldatarak bir kısım para ve mücevheratı katılan ...'nin kendisine vermesini sağladığından bahisle hırsızlık suçundan cezalandırılması istenmiştir.

2. Sanık, suçlamayı reddetmiştir.

3. Katılan ... ve mağdur ... iddianame yönünde beyanlarda bulunmuştur.

4. Dosya kapsamından, katılan ... ve mağdur ... ile sanık arasında uzlaştırmanın gerçekleştiği ancak katılan ... ile sanık arasında uzlaştırmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.

5. Mahkemece bozmaya uyularak sanık hakkında dolandırıcılık suçundan yukarıdaki şekilde mahkumiyet kararı verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.01.2019 tarihli ve 2017/664 Esas, 2019/114 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.