Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki taraf vekillerince istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış eksiklik nedeniyle mahalline iade edilen dosya ikmal edilerek gelmiş olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, BK'nın 355 ve devamı maddelerinde tanımlanan eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli alacağının tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istemine ilişkindir.
Yerel mahkemede görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Eser sözleşmesi taraflara karşılıklı haklar ve borçlar yükleyen bir iş görme akdidir. Yüklenici yapımını üstlendiği eseri sözleşmeye, teknik ve sanatsal ilkelere ve amaca uygun olarak imâl edip iş sahibine teslim etmekle, iş sahibi de kararlaştırılan iş bedelini ödemekle yükümlüdürler.
3194 Sayılı İmar Yasası'nın 21. maddesi gereğince aynı Yasanın 26. maddesinde gösterilen istisnalar hariç her türlü inşaat yapımı ilgilisine göre belediye veya valiliklerden alınacak yapı ruhsatına tâbidir. Ruhsat alınmış yapılarda herhangi bir değişiklik yapılması da yeniden ruhsat alınmasına bağlıdır. İstisnalar dışında ruhsat alınmadan yapıya başlanması kaçak yahut ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması durumunda 3194 Sayılı Yasa'nın 32. maddesi uyarınca yerel idarelerce yıktırılır ve aynı Yasa'nın 42. maddesi gereğince de yapı sahibine ve yükleniciye ceza yaptırımı uygulanır. İmar mevzuatındaki kurallar kamu düzeni gereği uyulması zorunlu ve emredici hukuk kurallarıdır. İmar kurallarına aykırılık halinde yaptırımların uygulanması yasaya aykırıkların devamlılığı sonucunu doğurur.
Dava konusu somut olayda davacı yüklenici davalı iş sahibi kooperatife ait Antalya-Denizyaka köyü 532 ve 533 nolu parsellere 78 adet binanın yapım işini teknik şartnamesinde belirtilen standart ve şartlarda bayındırlık birim fiyatlarına göre + 20 fiyatlarla üstlenmiş, davalı iş sahibide iş bedelini ödemeyi taahhüt etmiştir.
Yanlar arasında 14.03.1994 tarihli inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiştir. Davacı yüklenici inşaatın yapımına başlamış, edimini önemli oranda ifa etmiş ancak iş bedelinden kısmen ödeme yapılması nedeniyle geri kalan bedelin tahsili için Antalya 6. İcra Müdürlüğü'nün 1997/1750 Esas sayılı dosyasında 5.348.946.150 TL asıl alacak, 6.483.376.556 TL sözleşmenin 2. maddesi uyarınca %20 alacak, 21.061.534.363 TL işlemiş faiz olmak üzere 32.893.857.039 TL bedelin tahsili için icra takibinde bulunmuştur. Davalının itirazı üzerine davacı tarafından eldeki bu dava açılarak itirazın iptâli, takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatı istenmiştir. Yargılama sürecinde icra müdürlüğü dosyası, sözleşme, kooperatif kayıtları, imar durumu ile ilgili evraklar getirtilmiş, tarafların gösterdikleri kanıtlar toplanmış, dosya üzerinden mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla inceleme yapılarak rapor alınmıştır.
Antalya Valiliği Bayındırlık İskan Müdürlüğü'nün 3 Haziran 1996 tarih, 2376 sayılı yazısına göre dava konusu inşaatların kaçak olduğu bildirilmiştir. Keza Manavgat ilçesi Taşağıl Belediye Başkanlığı'nın 10.03.2003 tarih, 89 sayılı yazısına göre davalı kooperatife ait olan yapılara ait herhangi bir ruhsatın bulunmadığı, Denizyaka köyü 532 ve 533 parsel nolu taşınmazların bulunduğu yerin mevcut çevre düzeni plânında tarımsal niteliği korunacak alan içerisinde kaldığı, çevre düzeni plânı yapma yetkisi Özel Çevre Koruma Kurum Başkanlığı'nda bulunduğu, bu kurum tarafından özel çevre düzeni planında ilgili kooperatif lehine herhangi bir değişiklik yapılmadığı takdirde belediyece ruhsat verilmesi mümkün olmadığı, sözkonusu parsellerin bulunduğu bölgenin 31.08.1995 tarihinde belediyenin mücavir alanı olduğu, bu tarihten sonra sözkonusu yapıların ruhsatsız olduğu, verilen süreler içerisinde gerekli plân değişikliğinin yapılmadığı, bu nedenle 19.12.2002 tarih ve 51 sayılı encümen kararı ile belirtilen yapıların yıkılmasına karar verildiği belirtilmiştir.
Yukarıdan beri yapılan açıklamalar bir bütün halinde ele alınıp değerlendirildiğinde sözkonusu inşaatın tamamının kaçak olduğu, ekonomik değerin bulunmadığı, bu gibi yapıların sadece yıkımının istenebileceği, nitekim Belediye Encümenince de yıkıma karar verildiği açıklık kazanmıştır. Buna rağmen mahkemece yanılgıya düşülerek davacı yararına iş bedeli alacağı ve icra inkâr giderimine hükmedilmesi isabetli olmamıştır. Tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararı bozulmalıdır.
Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bent uyarınca davalı temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.