SUÇLAR: Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası d bendi, 62 ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 16.900 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62,53 ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

1.Katılan ... vekili; sanık hakkında lehe maddelerin uygulanarak indirim yapılmasının hukuka uygun olmadığını, doğru ifade vermediğini, yanlış adresler bildirip mahkemeyi oyaladığını, ceza miktarının az olması nedeni ile sanık aleyhine bozulması istemi ile hükümleri temyiz etmiştir.

2.Katılanlar İbrahim, Ahmet ve Cem Turgut vekili, sanığın takdiri indirim sebebi yapılabilecek herhangi bir tutum ve davranışı olmadığını, sanığın ağır bir suç işlediğini, 204/3 maddede düzenlenen ağırlaştırıcı sebebin uygulanmadığını, dolandırıcılık suçunda alt sınırdan uzaklaşılmadığını beyan ederek bozulması istemi ile hükümleri temyiz etmiştir.

3.Sanık müdafii, bononun ... tarafından müvekkiline teslim edildiğini, bono üzerinde müvekkiline ait imza ve yazı bulunmadığını, eylemin müvekkili tarafından yapıldığını gösterir delil bulunmadığını, senedin karşılığında ibra belgesi alındığı hususunun değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu beyan ederek bozulması istemi ile hükümleri temyiz etmiştir.

1. ... Sağlık Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş ve İzmir Nükleer Tıp Laboratuvarı Teşhis Tedavi Merkezleri ve İşletmeleri A.Ş. Yetkilleri vekilinin şikayet dilekçesinde ihtiyati haciz ile haberdar oldukları senetle bir ilgilerinin olmadığını, senedi ve cirantaları tanımadıklarını, haciz baskısından kurtulmak için de 100.000 TL bedelli çek verildiğini beyan ederek şikayetçi olmaları üzerine başlatılan soruşturmada; sanıkların baştan itibaren fikir ve irade birliği içerisinde hareketle hayali bir isim lehine düzenlettirdikleri suça konu senet arkasına sahte ciro imzaları atıp veya attırdıktan sonra katılan ...'ın gerçek imzasını taşıyan bir kağıt parçasını bulunduğu yerden alıp alonj yoluyla tahrifen senedin bir parçası haline getirerek atılı resmi belgede sahtecilik suçunu, bu şekilde temin ettikleri sahte senedi kullanıp hileli hareketlerle kamu kurum ve kuruluşlarından olan icra müdürlüğünü aracı kılarak kendilerine haksız yarar sağlamak suretiyle atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunmuştur.

2. Sanık savunmasında; Kuşadası'nda bulunan ... Otel isimli işletmesini, katılan ...'nin ortağı olduğu şirkete devrettiğini, daha doğrusu oteli alan doktorlardan biri olan ...'in ortağı olan ...'dan borcuna karşılık suça konu senedi aldığını, söz konusu borcun bu hastane devri nedeniyle olduğunu, ödenmeyince senedi tahsile koyduklarını, senette adı geçen ... ve ...'i tanımadığını, katılan ...'nin senedi bizzat yanında imzalayıp kendisine verdiğini, senet icraya konulduktan sonra belirtilen sahtelik iddiasının ortaya çıktığını, alacağını tahsil edemediğini, mağdur olduğunu beyan etmiştir.
3. 19.02.2015 tarihli kriminal raporda; senedin alonj kısmında kenar hatlarında kesilme izlerinin bulunduğu gözlenmiş ise de; mevcut durum itibariyle söz konusu kağıt parçasının halen mevcut olduğu bölüme tahrifat amaçlı mı yoksa senedin arka yüzünde boş ciro hanesinin mevcut olmaması nedeniyle mi eklendiği hususunda her hangi bir netice beyanında bulunulabilmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
4. 31.03.2015 tarihli kriminal raporda; senedin ön yüzündeki yazı ve rakamların şüpheli ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.

5. Mahkemece sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

A.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

1. Sanık hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen; “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden
Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararında, iddia, sanık savunması, katılanların beyanları ve tüm dosya kapsamı uyarınca sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında Mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak:

1. Antalya 7.İcra Müdürlüğü'nün 2014/5193 Esas sayılı dosyasında yapılan icra takibinin, Antalya 5.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15.01.2015 tarihli 2014/602 Esas ve 2015/14 Karar sayılı ilamı ilamı ile durdurulmasına karar verildiği, kararın temyizen yapılan incelemesi sonucu Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 17.12.2015 tarihli 2015/27630 Esas ve 2015/28490 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilerek kesinleştiği, katılanların, icra baskısından kurtulmak amacıyla 100.000,00 TL bedelli çek verdiklerine ilişkin beyanları nazara alındığında; sanığın menfaat temin edip etmediğinin tespiti ile eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının araştırılarak hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi,

2. Hükmün gerekçesinde ... sanık hakkında hem resmi belgede sahtecilik hem de nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin olacak şekilde tekerrür hükümlerinin uygulandığı belirtildiği halde hüküm fıkrasında sadece resmi belgede sahtecilik suçuna ilişkin anılan uygulamaya yer verilip nitelikli dolandırıcılık suçuna ilişkin sanığın mükerrirliğine dair bir uygulamanın hükme yazılmamması, hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararında sanık müdafii, katılanlar İbrahim, Ahmet ve Cem Turgut vekili ve katılan ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii,katılanlar İbrahim, Ahmet ve Cem Turgut vekili ve katılan ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B.Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2016 tarihli ve 2015/179 Esas, 2016/157 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar İbrahim, Ahmet ve Cem Turgut vekili ve katılan ... vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.