Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma ilamı üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2014 tarihli iddianamesiyle başka sanıklar yanında sanık hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/1,53,54 ve 63. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/1, Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1,54 ve 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 8320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Kararın sanık müdafince temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2017/23876 Esas, 2020/14399 sayılı kararıyla;
''...Dosya kapsamı ve UYAP kayıtlarının incelenmesinde; duruşmalarda okunduğu belirtilen ve hükme esas alınan, sanıkların aralarında geçen telefon görüşmelerini içeren iletişimin tespitine ve çözümüne dair tutanakların denetime olanak verecek şekilde dosya içinde bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu tutanakların temin edilmesi veya bu tutanakları içeren adli emanette kayıtlı CD’nin tekrar çözümünün yaptırılarak dosya içine alınması, aksi halde ise diğer deliller değerlendirilerek sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması...'' şeklinde açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyulmasına ve 27.04.2021 tarihli ve 2020/295 Esas, 2021/182 sayılı kararla sanık hakkında silah ticareti suçundan 6136 sayılı Kanunun 12/1, Türk Ceza Kanunu'nun 62/1, 52/2-4,53/1,54 ve 63. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis ve 8320 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafinin temyizi; iletişimin tespiti yoluyla elde edilen delillerin maddi olgularla desteklenmesi gerektiği, sanık hakkında telefon konuşmaları dışında başka delil bulunmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği hususlarına ilişkindir.

Sanık ...'nun ...'tan temin ettiği tabancaları yurt içesinde bulduğu müşterilere sattığı, bu kapsamda dava dışı ...'un 26.07.2013 tarihinde sanık ...'ya satılması amacıyla bir adet tabanca götürdüğü sırada kolluk görevlilerince yakalandığı, bu olaydan bir kaç gün sonra 01.08.2013 tarihinde sanık ...'nun ...'tan tabanca almak amacıyla ..... İlçesi ......, Beldesine gittiği, tabancayı ...'tan alarak Kızıltepe ilçesine dönerken kolluk görevlileri tarafından yakalandığı, 29.09.2013 tarihinde de sanık ...'nun kendisinden silah satın almak isteyen Diyarbakır ilinde ikamet eden sanık ... ile irtibat kurduğu, sanık ...'nun kendisinde tabanca olmaması nedeniyle sanık ...'ı aradığı, görüşmelerde bulundukları, bu görüşmelerin gerçekleşmesinden sonra sanık ...'in tabanca almak amacıyla ..... ilçesine sanık ...'nun yanına geldiği, sanık ...'nun ...'e ait araç ile sanık ...'ın ikametine gittiği kısa bir süre kaldığı ve tabancaları alarak kendi ikametinde bekleyen ...'in yanına giderek tabancaları ...'e teslim ettiği, sanık ...'in olduğu tespit edilmiş araçta yapılan aramada vites kutusunun ön tarafında teyp kısmının alt tarafında poşet içerisinde gizlenmiş, 33574 seri numaralı CZ 75 marka, BB26507 seri numaralı HEGE marka, T78495 seri numaralı tabancalar bulunarak el konulduğu, alınan rapor sonucunda tabancaların 6136 sayılı Kanun kapsamında yasak nitelikte ateşli silahlar olduğunun anlaşıldığı ve sanığın atılı silah ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

1.Sanık savunmaları, olay ve yakalama tutanakları, ele geçen tabancalara ilişkin alına raporlar ve tüm dosya kapsamı ile iddianame içeriğinde yer verilen ve gerçekliğine dair itirazda bulunulmayan iletişim tespit tutanaklarına göre sanık ...'nun üç farklı olayda ticari amaçla silah alım satımı yaptığı ve atılı silah ticareti suçunu işlediği anlaşıldığından sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli ve 2020/295 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.

.