Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının trafik sigortacısı olduğu davalının da işleteni olduğu aracın çift taraflı trafik kazasında, kaza sonrası sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, kaza sonrası yapılan alkol kontrolü sonrasında sigortalı araç sürücüsü ...ın 0,76 promil alkollü olduğu ayrıca sürücünün olay yerini terk etmesi nedeniyle sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının bilinmediğini, sigorta kapsamında dava dışı ...a 180.041,64 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından poliçe genel şartlarının ihlal edilmiş olması sebebiyle şirketçe ödenen tazminatın iadesinin talep edildiğini, geri ödenmemesi sonucunda da alacağın tahsili için Adana 3. İcra Müdürlüğü'nün 2016/14681 sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalının kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini belirterek açılan davanın kabulü ile icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; rücu şartlarının gerçekleşmiş olması için, kazada sorumlu olan kişinin kasti bir hareketi veya ağır bir kusurunun olması gerektiğini, kaza nedeniyle olay yerini terk etmesi hususları ile ilgili olarak ise sürücünün alkollü veya sürücü belgesiz olması nedeniyle kaza yerini terk etmiş olması durumunda teminat dışında kalınacağı ve bu hususun da sigortacı tarafından ispat edilmesi gerektiği, dava konusu olayda ise sürücünün ehliyetinin olduğunu, olay yerinden kaçma nedeninin alkollü olmasından dolayı olmadığını çünkü alkol raporunun alındığını ayrıca kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelip gelmediğinin bilirkişilerden alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sigortalanan aracın sürücüsünün kaza sırasında alkollü ve ağır kusurlu olması sebebiyle poliçe teminat dışında olduğu iddiasıyla sigortacının sigortalısından ödediği zararı talep ettiği ancak kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği ve ağır kusurun söz konusu olmadığı, böylelikle rücu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; kaza tespit tutanağında sürücünün olay yerinden ayrıldığından bahsedildiğini ancak mahkemenin bu hususu değerlendirmediğini, kazanın salt alkolün etkisi ile meydana geldiğini, kazanın oluşmasında yol durumu, hava şartları, yolun eğimi, trafik yoğunluğu gibi herhangi bir dış etkenin olmadığının sabit olduğunu, sürücünün bu davranışında alkolün etkisinin etken olduğunu, dava konusu kazanın araç sürücüsünün ağır kusuru sonucu meydana geldiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı hazırlandığını, bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, sürücünün alkol testi soncu 0,92 promil alkollü olduğu belirtilse de, kazanın polise intikal ettiği süre dikkate alındığında alkol oranının 1,00 promilin üstüne çıktığını, alkol oranının 0,08'lik bir promil farkının ne derece kazaya etkili olduğunun anlaşılmadığını, alkol oranının 0,08 daha az iken kazaya alkolün etkisinin olmaması, 0,08 daha fazla iken kazanın alkolün etkisi altında meydana geldiğinin tespitinin hiçbir bilimsel veriye dayanmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sürücü tarafından, kaza sonrası ölü ve yaralıların hastahaneye sevkinden sonra kaza mahallinde kaldığının beyan edildiği, bu beyanın aksinin davacı ... tarafından ispatlanamadığı, kaldı ki, olay yerini terkin tek başına rizikonun teminat dışı olmasını gerektirmediği, ödenen tazminatın ağır kusur nedeni ile sigorta ettirenden rücu edilebilmesi için aranan kusurun, asli kusur değil, kasta yaklaşan bir kusur olması gerektiği, nörolog ve kusur bilirkişiden alınan raporda, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemiştir

Uyuşmazlık konusu dava, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında dava dışı 3. şahıslara ödenen tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunun kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.