Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 04.04.2008-20.05.2014 tarihleri arasında davalı işverenlikte doktor asistanı ve santralci olarak çalıştığını, sigorta primlerinin gerçek ücreti üzerinden ödenmemesi, fazla mesai ücretlerinin ve genel tatil günlerindeki çalışmaları karşılığı ücretlerinin ödenmemesi üzerine iş akdini haklı nedenle, 15.05.2014 tarihli ihtarname ile feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücretli izin, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkili işyerinde 04.04.2008 tarihinde işe başladığını, hiçbir gerekçe göstermeden 20.08.2014 tarihinde işe gelmediğini, davacının 2014 Nisan ayından beri başka hastanede iş bulduğunu, bu nedenle istifa etmek istediğini bölüm sorumlusuna beyan ettiğini, çalışma süresince maaşların banka yoluyla ödendiğini, fesih tarihinde yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı ve fazla çalışma ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece Ocak 2013-Mayıs 2014 tarihleri arası tüm bordrolarda standart olarak 11 saatlik fazla mesai tahakkuklarının yansıtıldığı, dinlenen davalı tanıklarının ittifakla davacının çalıştığı süre zarfında fazla mesaiye hak kazanmadığını belirttikleri, bordrolardaki ücretlerin davacının gerçek ücreti yansıtmadığı gerekçesiyle davacının bordroları dikkate alınmamış ve fazla mesai alacağı tanık beyanları esas alınarak belirlenmiş ise de, imzalı ücret bordrolarına bakıldığında Mart 2014 ve Mayıs 2014 ayları hariç bordroların imzalı olduğu, farklı fazla mesai süreleri ile tahakkukların olduğu ve farklı ücretlerin belirlendiği görülmüştür. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulamasına göre fazla mesai alacağı hesaplanırken, kural olarak fazla mesai ücreti imzalı ücret bordroları ile ödenmiş ve ihtirazi kayıt konulmamış ise ödenen aylar dışlanmalıdır. Mahkemece imza bulunmayan bordro dönemleri için tanık beyanlarına göre fazla mesai hesabının yapılması, imzalı bordroların ilgili aylarının ise fazla mesai alacak hesabından dışlanması gerekirken, bordrolara itibar edilmeksizin tüm hizmet dönemi için tanık beyanlarına göre yapılan hesaplama esas alınarak hüküm kurulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.