Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili asıl davada, müvekkilinin 11/11/2005-31/03/2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde en son net 1.650,00 TL aylık ücretle dikim bölüm şefi olarak çalıştığını, normal mesaisinin hafta içi 08.30-19.00 saatleri arasında, Cumartesi günleri ise 08.30-17.00 saatleri arasında olduğunu ancak hafta içi günlerinin tamamında çalışmasının saat 22.00’ye kadar uzadığını, ayda 1 veya 2 kez sabaha kadar çalıştığını, ayda bir kez de hafta tatilinde çalıştığını, yılbaşı hariç tüm resmi ve genel tatillerde çalıştığını ancak fazla ve tatil çalışmalarının karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, ayrıca 2010 yılı Şubat ayı ücretinin elden ödenen kısmı ile 2010 yılı Mart ayı ücretinin tamamının ödenmediğini ileri sürerek, ücret, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili birleşen davada ise, müvekkilinin iş akdinin haksız feshedilmesi nedeniyle açtıkları işe iade davasının müvekkili lehine sonuçlanarak kesinleştiğini ancak kesinleşen karar uyarınca noter kanalıyla müvekkilinin yaptığı işe iade başvurusuna davalı işverence işyerinin faaliyette olmadığı gerekçesiyle müvekkilinin işe başlatılmadığını ve bu nedenle ödenmesi gereken bir kısım alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücret ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, müvekkili işyerinde fazla mesai yapılmadığını ancak çalışma yapılan dönemlerde ise karşılığının maaşa yansıtılarak ödendiğini, davacının hak ettiği tüm izinlerini kullandığını, aylık ücretlerinin tümünün ödendiğini, birleşen davaya karşı ise, işyerinin kapanması nedeniyle davacının işe başlatılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Sözü edilen çalışmaların yapıldığını işçi, karşılığı ücretlerinin ödendiğini ise davalı kanıtlamalıdır.
İşçinin çalışma olgusunun tespitinde işyerinde veya komşu işyerinde çalışanların tanıklığı önemli olduğu gibi tanık olarak dinlenecek kişinin tanıklığına güveni etkileyebilecek bir durumun olup olmadığı da araştırılmalıdır.
Diğer taraftan 6100 HMK.’un tanıkla ilgili hükümleri incelendiğinde, 240/1 maddesinde “Davada taraf olmayan kişiler tanık olarak gösterilebilir”, 250. maddesinde “Tanığın davada yararı bulunmak gibi tanıklığının doğruluğu konusunda kuşkuyu gerektiren sebepler varsa, bunu iki taraftan biri iddia ve ispat edebilir” ve 254. maddesinde ise “Dinleme sırasında öncelikle tanıktan adı, soyadı, doğum tarihi, mesleği, adresi, taraflarla akrabalığının veya başka bir yakınlığının bulunup bulunmadığı, tanıklığına duyulacak güveni etkileyebilecek bir durumu olup olmadığı sorulur” kurallarına yer verilmiştir.
Dairemizin istikrarlı uygulaması gereği, davalı aleyhine dava açanlar tanık olarak dinlenmiş ise bu işçilerin tanıklıklarına ihtiyatlı yaklaşılması gerekir. Bu beyanlar diğer yan delillerle birlikte değerlendirilerek, sonuca gidilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla mesai yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasında bulunmuş ve bu iddiasını ispat bakımından tanık deliline başvurmuştur. Ancak dinlettiği tanıklar davalı işverene karşı işe iade davaları açan husumetli tanıklar olup, bu tanıkların beyanlarına son derece ihtiyatla yaklaşılmalıdır. Davalı tanıklarının beyanlarına göre ise de davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması bulunmamakta ve fazla mesai yapmamaktadır. Dosyada davacının fazla mesai yaptığı, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı iddiasını husumetli tanık beyanı dışında doğrulayan başkaca bir bilgi ve belge de yoktur. Bu duruma göre, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunduğu davacı tarafından ispatlanamadığından, bu alacak kalemlerinin reddi yerine kabulü hatalıdır.

3- Birleşen dosyanın 08/11/2013 olan dava tarihinin karar başlığında 14/04/2010 olarak yazılması da hatalıdır.

4- Dava külli tespit kısmi eda istemli belirsiz alacak davası olup, bu dava türünde faiz başlangıcı bakımından Dairemizin uygulaması kısmi dava esaslarıyla aynıdır. Açıklanan nedenle hüküm altına alınan ücret alacağının dava dilekçesi ile istenen kısmına dava, ıslahla artırılan kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, tamamına dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

5- Kabule göre de, davacı dava dilekçesiyle ayda bir hafta tatilinde çalıştığını iddia ettiği halde tüm hafta tatillerinde çalışmış gibi hesap yapan rapora itibar ile hüküm kurulması ve hüküm altına alınan fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacakları için bir önceki bentte açıklanan nedenle dava-ıslah ayrımı yapılmaksızın faiz yürütülmesi de ayrıca isabetsizdir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.