Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının kasko sigortacısı olduğu dava dışı sigortalı araç ile davalının maliki olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası neticesinde davalıya ait aracın, sigortalı araca çarpıp kaçtığını, görgü tanıkları ve araştırmalar neticesinde aracın davalıya ait olduğunun tespit edildiğini, sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle 4.750,00 TL hasar miktarının 12.11.2013 tarihinde tamirciye ödendiğini, davalının ödeme yapmaması nedeniyle alehine başlatılan İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3194 sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kaza tespit tutanağının tek taraflı olarak tutulduğunu, kazanın oluş şekli ve kazanın müvekkilinin aracıyla ilgisinin bulunduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davalının, davaya konu İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü'nün 2014/3194 sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 4.312,68 TL alacak (4.216,00 TL asıl alacak ve 96,68 TL yasal faiz olmak üzere) üzerinden devamına, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 23.08.2021 tarihinde davalı tarafa usule uygun olarak tebliğ edildiği, istinaf talebinin ise iki haftalık istinaf süresinin son günü olan 06.09.2021 günü geçtikten sonra, 07.09.2021 tarihinde yapıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK’nın 352/1-c maddesi uyarınca süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk derece mahkemesi kararına karşı, mahkemenin verdiği 15 günlük istinaf süresinin son günü olan 15. günde istinaf dilekçesini Uyap sisteminden sunduklarını, Bölge Adliye Mahkemesinin bu durumu gözardı ederek hukuka aykırı olarak dilekçenin reddine karar verdiğini belirtmiştir.
Hükümde kanun yolunun hatalı gösterilmiş olması halinde, hatalı gösterilen kanun yolu süresi içerisinde yapılan kanun yolu başvurusunun incelemesinin yapılması gerekir. (Bu konudaki görüş farklılıkları da Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 2021/5-2023/2 sayılı kararı ile ortadan kaldırılmıştır)
O halde İlk derece mahkemesince taraflara 15 günlük yasal süre tanımış olmasına göre, davalı vekilince 15. günde sunulan istinaf dilekçesinin süre yönünden reddedilmesi hatalı olmuştur. Ancak ilk derece mahkemesinin 2021 karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL olup, ilk derece mahkemesi kararı, istinaf eden davalı bakımından miktar yönünden kesin niteliktedir.
Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı olarak süre yönünden reddine karar verilmesi isabetli olmayıp, bu nedenle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin de miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.