Davanın reddine
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Kadastro sonucunda Tortum ilçesi ... köyü 162 ada 1 parsel sayılı taşınmaz 1744 hektar ve 6086,99 metrekare yüzölçümü ve orman vasfında Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... 24.12.2009 tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın bir kısmının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kendisine ait olduğunu belirterek bu kısmın adına tapuya kayıt ve tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 8.994,43 metrekare yüzölçümlü taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmiş hüküm davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.11.2019 tarihli ve 2018/5550 Esas, 2019/6347 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “yöntemince orman araştırması yapılması ve taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşılır ise bu kez zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmazın orman içi açıklık vasfında olduğundan zilyetlikle kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.