SUÇLAR: Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, istinaf başvurularının esastan reddi kararları

Sanık ... müdafii tarafından süresinde sunulan süre tutum dilekçesinde temyiz sebebi bildirilmediği ve geçerli ihtara rağmen gerekçeli temyiz dilekçesinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süreden sonra sunulduğu anlaşılmıştır.

Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında mağdur ...'ye karşı kasten yaralama suçundan hükmolunan 11 ay 7 gün hapis cezasının ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hükmolunan 10 ay hapis ve 500 TL adli para cezasının tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları ile bu suçlara yönelik temyizin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

Sanık ..., suça sürüklenen çocuk ... ve mağdur sanık ... müdafii Av. ... 21.09.2020 tarihli süre tutum dilekçesinde, her ne kadar ... hakkında kurulan beraat hükümlerini de vekalet ücreti ile sınırlı temyiz ettiğini belirtmiş ise de Bölge Adliye Mahkemesince mağdur sanık ...'un sanık sıfatına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığı belirlendiğinden, sadece suça sürüklenen çocuk ... hakkında kurulan beraat kararına ilişkin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz incelemesi yapılmıştır.

Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten yaralama, suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından kurulan hükümler yönünden; İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 20.03.2018 tarihli ve 2018/11-38 Esas, 2018/113 Karar sayılı kararı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen "mahkumiyet" kararı, istinaf mercii tarafından "beraat" kararı verilerek hüküm türü değiştirildiğinden, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın ise 5237 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/220 Karar sayılı kararı ile;

a.Sanık ... hakkında mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2,29/1, 62/1,53/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 281/1, 35/2,31/3, 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,

Karar verilmiştir.

2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2019/2891 Esas, 2020/1949 Karar sayılı kararı ile;

a. Sanık ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafilerinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 37/1. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 86/1, 86/3-e, 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

b. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca beraatine,

Karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın mağdur ...'e karşı atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ve beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi kanaatte sanık lehine 5237 sayılı Kanun'un 25/1, 27/2 ve 28. maddelerinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna,

2. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin temyiz istemi özetle; beraat eden suça sürüklenen çocuk lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

1. Suça sürüklenen çocuk ... hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kurulan hüküm yönünden;
Av. ...'ın mağdur sanıklar ... ve ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nın ortak müdafii olması ve sanık ...'nin mağdur ...'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkumiyetine karar verilmesi dikkate alındığında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.03.2019 tarihli ve 2019/4-6 Esas, 2019/214 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere mağdur sanıklar ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı ve bu nedenle de suça sürüklenen çocuk hakkında verilen beraat kararı nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki düşünceye iştirak edilmemiş ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin vekalet ücreti ile sınırlı temyiz istemi yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Sanık ... hakkında mağdur ...'e karşı kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, mağdurdan sanığa yönelen haksız bir saldırı, cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit bulunmaması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 25/1, 27/2 ve 28. maddelerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, yine mağdurdan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmaması karşısında sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmediği ve takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından, ileri sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.10.2019 tarihli ve 2019/9.MD-355 Esas, 2019/596 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; sanık ... müdafiinin 18.09.2020 tarihinde tefhim edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen kanunî süre içerisinde 21.09.2020 tarihli temyiz sebebi içermeyen süre tutum dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu, ancak 19.06.2022 tarihinde sanık müdafiine tebliğ edilen e-tebligatta "gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 5271 sayılı Kanun'un 295. maddesinde belirtilen 7 günlük yasal sürede gerekçeli temyiz dilekçesinin sunulması, aksi takdirde temyiz isteminin reddolunacağı" ihtarı bulunduğu halde, gerekçeli temyiz dilekçesinin sanık müdafii tarafından 5271 sayılı Kanun'un 295/1. maddesinde öngörülen 7 günlük kanunî süreden sonra 20.10.2022 tarihinde sunulduğu anlaşılmakla, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Mağdur ...'e Karşı Kasten Yaralama ve Sanık ... Hakkında 6136 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden

İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

C.Sanık ... Hakkında Mağdur ...'a Karşı Kasten Yaralama ve Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 18.09.2020 tarihli ve 2019/2891 Esas, 2020/1949 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen vekâlet ücreti ile sınırlı ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.09.2024 tarihinde karar verildi.