İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu siciline şerh verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Kepez ilçesi ... mahallesi 25613 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, 6831 sayılı Orman Kanununun 2/B maddesi uyarınca yapılan çalışmalarda orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, ne var ki anılan 2/B çalışmalarında kullanıcı tespiti yapılmadığını, çekilmeli taşınmazın 30.12.2011 tarihinden çok daha öncesinden beridir müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın zilyedinin müvekkili olduğunun tespiti ile bu durumun tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "dava konusu taşınmaz hakkında yapılmış kullanım kadastrosu çalışmasının bulunmadığı, kullanım kadastrosu çalışması idari bir tasarruf olduğundan mahkeme tarafından idarenin yerine geçilmek suretiyle kullanıcı tespiti yapılmasının mümkün olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, "çekişmeli taşınmazın orman kadastro çalışmaları yönünden öncesi orman sayılan yerlerden olmadığı gibi, 2/B sahasında da bulunmadığı, kaldı ki 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman sınırı dışına çıkarıldıkları gerekçesiyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin orman kadastro komisyonlarında bulunduğu, öncesi devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin çekişmeli taşınmazların kendi adlarına orman sınırı dışına çıkarılmasını talep edemeyecekleri gibi halen tahdit içinde olan bir yer için her ne sebeple olursa olsun Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılmasına ilişkin olarak idareyi zorlayıcı şekilde dava açılamayacağı ve kullanım kadastrosu yapılmayan Hazine'nin özel mülkü niteliğindeki bir taşınmazda da davacı adına kullanıcı şerhi verilmesine imkan bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.