Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; erteleme kararının hukuka aykırı olmasına, nakil aracı hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
Önleme araması kararı uyarınca sanığın sürücüsü olduğu araçta yapılan aramada, bidonlar içinde 2640 lt kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık savunmasında, atılı suçu kabul etmiştir.
Dosyada mevcut 25.06.2014 tarihli TÜBİTAK-MAM analiz raporuna göre, ele geçen motorinin ulusal
marker seviyesinin geçersiz ve teknik düzenlemeye aykırı olduğu, solvent içerdiği tespit edilmiştir.
Dava konusu eşyanın değerinin pek hafif kabul edildiği, Dairemiz yerleşik uygulamalarına uygun olduğu anlaşılmıştır.
Nakil aracının, sanık adına tescilli, 1997 model Fiat marka kapalı kasa kamyonet olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre taşınan motorinin aracın taşıma yükü kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, aracın piyasa değerinin 13.500,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle;
İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 29.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 14.06.2014 olduğu,
Sanığa ilişkin İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2021/411 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 05.06.2014, iddianame düzenleme tarihinin 17.06.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu cihetle; nakil aracının müsaderesi yerine eksik inceleme sonucu yazılı şekilde iadesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.