Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının davalı ... Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait işyerinde 01.02.2001 tarihinde çalışmaya başladığını ve 30.09.2012 tarihine kadar pazarlama müdürü olarak aylık net 4.000,00 TL ücretle çalıştığını, yemek ve araç verildiğini, bunun yanında prim de verildiğini, aylık gelirinin bu şekilde 7.000,00-8.000,00 TL’ye yükseldiğini, davalılar arasında organik bağ olduğunu, her yıl 15 gün yıllık izin kullandırıldığını, son 10 ay maaş alamadığını, 2007 yılından bu yana %2 primlerinin ödenmediğini, gerekçe gösterilmeden iş akdine son verildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, ücret alacağı, prim alacağı ve sosyal haklarından kaynaklanan (yol, yemek ve asgari geçim indirimi) alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Yemek Tem. Teks. İnş. Oto San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında iş akdinden kaynaklanan bir ilişki olmadığını, hisse devri, şirket birleşmesi, satın alma gibi ifadelerin gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ... Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu "eksik bir borç" haline dönüştürür ve "alacağın dava edilebilme özelliği"ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Kısmi eda külli tespit davasının açıldığı anda alacağın tamamı için zamanaşımı kesilir. Yargılama sırasındaki işleminden veya hâkimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlayacağından yargılama sırasında alacağın zamanaşımına uğradığından söz edilemez. Bu nedenle yargılama sırasında arttırılan taleplere karşı yapılan zamanaşımı defi sonuca etkili değildir. Ancak faiz başlangıcı açısından tahsil amaçlı belirsiz alacak davasından farklı bir durum vardır. Davaya konu edilen miktar bakımından faiz başlangıcı olarak dava tarihi kabul edilmelidir. Alacağın kalan kısmın sadece tespiti istenmiş olmakla, belirlenen bakiye alacak miktarının ilerde talep edildiği tarihten itibaren faize karar verilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta dava açılış şekli itibariyle kısmi eda külli tespit talepli belirsiz alacak davasıdır. Davacının yaptığı ıslah olmayıp, talep artırımı ile alacağın belirli hale getirilmesidir. Belirsiz alacak davasının bütün türlerinde dava açılmakla zamanaşımı kesilir. Talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’i hukuki sonuç doğurmaz.

Bu nedenle talep artırımına karşı yapılan zamanaşımı def’inin dikkate alınmaması gerekirken hukukî değer taşımayan zamanaşımı def’ine göre karar verilmesi isabetsizdir.

3-Davacı davadan önce 20.11.2012 tarih ve 25402 yevmiye numaralı ihtarname ile davalıları (tebliğ+3 gün) 27.11.2012 tarihinde temerrüte düşürmüştür. Temerrüt ihtarı ve talepler dikkate alınarak kıdem tazminatı dışındaki alacaklarda dava dilekçesinde istenen miktarlar açısından temerrüt tarihinden, talep artırımına tabi kılınan miktarlar açısından ise taleple bağlı kalınarak dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, kıdem tazminatı dışındaki alacakların tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 19/11/2018 tarihinde oy birliği ile karar verildi.