Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca esastan reddine,
Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
1. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 3116 Sayılı Orman Kanunu (3116 Sayılı Kanun) göre yapılan ve 01.08.1941 Tarih ve 4875 Sayılı Resmî Gazetede tarihinde ilan edilen orman tahdidi çalışmaları, Mülga 5602 sayılı Tapulama Kanununa göre yapılan ve 10.06.1956 tarihinde ilan edilen tapulama çalışmaları, 1977 yılında yapılan ve ilan edilen ve 3116 sayılı Kanun'un hükümlerine göre yapılan tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde uygulaması çalışmaları, 20.05.1986 tarihinde başlanıp ilan edilmediğinden kesinleşmeyen 2986 sayılı Kanun çalışması, 15.06.1989 tarihinde ilan edilen ve İlk Derece Mahkemesince kararı ile iptal dilen 3302 Sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 Sayılı Kanun) değişik 2/B madde çalışması, 21.07.2010 tarihinde kesinleşen 3402/Ek-4 Madde çalışması, 18.03.2011 tarihinde kesinleşen 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a Madde çalışması, 2016 yılında yapılan 6292 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) çalışması, 26.11.2020 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun 3302 Sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi çalışması bulunmaktadır.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; 3116 Sayılı Kanun'a göre Orman sınırlaması yapılmış yerlerde Aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı kanunla değişik 2/B Madde çalışmalarında davacı müvekkilinin eklemeli zilyetliğinde ve kullanımındaki dava konusu yerlerin yasanın aradığı tüm vasıfları taşıdığı (31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybettiği) halde, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılmaksızın orman sınırları içinde bırakıldığını, davaya konu yerler 50 yılı aşkın bir süreden beri kuru hububat v.s. ekilmek suretiyle tarımsal amaçlı kullanıldığını, tarımsal faaliyet aralıksız 50 yılı aşkın süreden beri devam ettiğini, taşınmazların tahmini yüzölçümleri; Birinci taşınmaz yaklaşık 17.697,97 m2, İkinci taşınmaz yaklaşık 1.982,87 m2 olduğunu, dava konusu yerler, P.CVII no'lu 2/B parselinin etrafında yer aldığını, dava dilekçelerine ekli krokide gösterildiğini, dava konusu yerler, komşu taşınmazlarla aynı vasıfta olmasına rağmen, komşu taşınmazlar orman sınırları dışına 2/B olarak çıkarıldığı halde, aynı şartları taşıyan yerlerinin orman sınırları içinde bırakıldığını, bu nedenle Orman Kadastro Komisyonunca yapılan, davacı müvekkil taşınmazının 6831 sayılı yasanın 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesine göre orman sınırları dışına çıkarılmaksızın orman sınırları içinde bırakılmasına dair tespitin iptali ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B Maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilince müvekkil İdareye yöneltilen davanın usul ve hukuka aykırı olduğunu, Orman Kadastro Komisyonu tarafından ilgili Kanun ve Yönetmeliklere göre tesis edildiği, itiraza konu işlemin Hazine ile ilgisi bulunmadığını, taşınmazın vasfının orman olduğunu, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 1940 yılında yapılan ve kesinleşen orman tahdit çalışmalarında itiraz edilmeksizin kesinleştiğini ve orman sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazın 6831 Sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman dışına çıkarılmasını talep ettiğini, davacının hukuki yararının bulunmadığını, 6831 Sayılı Kanun'un değişik 2/B maddesine göre nitelik kaybı nedeniyle orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Hazine adına çıkarılmasının zorunlu olduğunu, gerçek kişilerin bunu talep etmekte hukuki yararın ve aktif dava ehliyetinin olmadığını, öncelikle usulü itirazlarının değerlendirilmesi ve kabulüne karar verilmesini, aksi kanaatte olunması halinde davacının iddialarının araştırılmasını ve bu sonuca göre taşınmazın niteliği belirlenerek Hazinesi adına tespit ve tesciline karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 2/B uygulamasının 26.11.2020 tarihinde ilan edildiğini ve davacının süresi içerisinde başvurmadığını bu nedenle kesinleştiğini, süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğunu, davanın hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiğini, davanın kesin hüküm varlığı nedeniyle reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, cevap haklarının ve gerektiğinde davaya müdahale haklarının saklı tutulmasının, davacının haksız davasının reddinin gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 12.04.2021 tarihinde keşif icra edildiği, 08.06.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının dava konusu ettiği taşınmazın A-B harfi ile gösterildiği ve 6831 Sayılı Kanunun 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman olarak ayrılan alanda kaldığı, yörede yapılan 2/B çalışmalarına konu edilmediğinin anlaşıldığı, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere halen tahdit içinde olan bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için orman yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı, davacının bu bağlamda aktif dava ehliyeti ve hukuki yararının da bulunmadığı, kaldı ki dava konusu taşınmazın Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... Mahallesi 20490 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içerisinde kaldığı, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinden Devlet Ormanı vasfı ile Hazine adına kayıtlı olduğu, davacının bu yönden de aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'ın davasının hukuki yarar ve aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 6831 Sayılı Orman Yasasının 11. maddesinde bu çalışmalara kimlerin itiraz edebileceğinin ayrıntılı olarak açıklandığını ve üçüncü kişilere de hak tanındığını, 6292 Sayılı Kanun ile hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerin kullanıcısına doğrudan satışına imkan verdiğini, dava konusu yer orman dışına çıkarılır ise davacı müvekkiline 6292 sayılı Kanun gereğince Hazine doğrudan yeri satın alma hakkı verileceğini, açıklanan mevzuatlar gereğince davacının dava açma hakkının ve hukuki yararının bulunduğunu, idarenin işlemlerinin yargı denetimine tabi olmasının idareyi işlem yapmaya zorlama anlamına gelmeyeceğini, bilirkişi raporunda dava konusu yerin, 1984 tarihli Amenajman Plan Haritasında bir kısmının ziraat arazileri olarak gösterilen yerde kaldığı belirtilmekte olduğundan, bu tespitin yerin orman olmadığı yönündeki iddialarını doğruladığını, bilirkişi raporunda 6831 sayılı Kanun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması sonucu 2/B alanında kaldığını, ancak Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2005 tarih ve 2002/1192 E., ve 2005/515 K. Sayılı kararı ile "yok hükmünde" olduğuna karar verildiği, kesinleştiği ve ... Köyü sınırları içinde yapılan 2/B çalışmalarının mahkeme kararı ile iptal edilerek yok sayıldığının belirtildiğini, yürürlükteki yasalara uygun olarak yapılıp ilan edilerek kesinleşen orman tahdidi ve kadastrosunun, idarenin hasımsız olarak açtığı bir dava ile iptal edilemeyeceğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılarak 1956 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu, sonrasında yapılan kadastro çalışmalarında ve itiraza konu 2/B madde uygulaması çalışmasında 2/B maddesi kapsamında görülmeyerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmadığı ve halen tahdidi 1956 yılında kesinleşmiş devlet ormanı sınırları içerisinde bulunduğu, öncesi Devlet ormanı olan bir yerin 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılabileceği, gerçek kişilerin bu gibi yerlerin orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte ve hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için idareyi zorlayıcı nitelikte dava açmakta hukukî yararları ve dolayısıyla aktif dava ehliyetleri bulunmadığı, 2/B kapsamına alınması durumunda 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iade kapsamına girip girmeyeceği konusunda geleceğe yönelik bir hukuki yararının bulunduğu düşünülebilirse de, bu durumun eldeki davanın konusu olmadığından 2/B ile hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması istemli eldeki davayı açmakta hukuki yarar sağlamayacağı ve dolayısıyla ilk derece mahkemesince davanın bu gerekçeyle hukuki yarar yokluğu ve aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmazın içerisinde bulunduğu belirlenen ve devlet ormanı niteliğiyle hazine adına tapuda kayıtlı bulunan 20490 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde, Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 2016/119 esas sayılı dosyasında davalı olduğuna ilişkin şerh bulunmakla birlikte anılan bu dosyanın, istinaf incelemesi için dairenin 2019/339 esas sayısıyla kayıtlı bulunan 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi çalışmasına itiraza ilişkin olduğu, Antalya ili Konyaaltı ilçesi ... köyünde bulunan 20506 ada 1 parsel sayılı bir başka taşınmaz hakkında görüldüğü ve dolayısıyla istinafa konu eldeki davada davaya konu yer ile ilgisinin olmadığı; bunun yanı sıra bilirkişi kurulu raporunda dava konusu yerde 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uyarınca yapılarak 16.12.1982 tarihinde kesinleşen 2/B madde uygulamasını iptal ederek yok hükmünde saydığı belirtilen ve bir örneği dairenin seri nitelikteki 2021/2034 esas sayılı dosyası içerisinde bulunan Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.12.2005 tarihli 2002/1192 Esas 2005/515 karar sayılı kesinleşmiş kararıyla, davanın kabulüne karar verilerek söz konusu 2/B çalışmasının yok hükmünde olduğuna karar verildiği ancak davanın, davacı ... Yönetimi tarafından hasımsız olarak açılarak sonuçlandırılmış olunması nedeniyle eldeki davada kesin hüküm niteliğinin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. Maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin karar ilamında; Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2005 tarih ve 2002/1192 E., ve 2005/515 K. Sayılı kararına ilişkin davanın Orman İdaresince hasımsız olarak açıldığından işbu davaya etkisinin olmadığının ileri sürüldüğünü, bu gerekçede çelişki bulunduğunu, hasımsız açılan davanın işbu dava konusu yeri de kapsadığını, eğer işbu davaya uygulanamayacak ise dava konusu yerin halen 2/B vasfında olduğu ve orman olmadığı sonucu çıkacağını, zira anılan kararla dava konusu yerin 2/B vasfında iken çalışmaların iptal edildiğini açıklayarak ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Uyuşmazlık, 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1,370 ve 371 inci maddeleri, 6831 Sayılı Orman Kanunu.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.