B O Z M A Ü Z E R İ N E

SUÇLAR: Dolandırıcılık, 5809 sayılı Kanun'a muhalefet

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında dolandırıclık suçundan kurulan bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı;
Sanık hakkında 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sonuç olarak hükmolunan 1000 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin tür ve miktarı itibarıyla6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-5809 sayılı Kanun'a Muhalefet Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca, sanık hakkında doğrudan hükmedilen 1000 TL adli para cezasına ilişkin hüküm kesin nitelikte olduğundan, sanık ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi göndermesiyle 1412 sayılı CMUK'nin 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2.Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu anlaşıldığı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.