Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının maliki olduğu davacı nezdinde trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında karşı araç sürücüsünün maluliyeti oluştuğunu, bu nedenle tahkim yolu neticesinde Hatay İcra Müdürlüğü'nün 2017/22745 sayılı dosyasına toplam 225.008,92 TL tazminat ödemesi yaptıklarını, davalı sigortalı araç sürücüsünün kırmızı ışıkta geçtiğini, kaza yerini terk ettiğini ve alkollü olduğunu açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davacı tarafça ödenen 225.008,92 TL'nin ödeme tarihi olan 18.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev ve zamanaşımı yönünden davanın reddini taleple, ceza yargılamasında kazanın mühnasıran alkolün etkisiyle meydana geldiği hususunda da herhangi bir tespit yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ;"...Somut olayda kazanın salt alkolün etkisiyle meydana gelmediği, sigortalı araç sürücüsünün olay anında alkollü olmasının kazanın oluşumunda tamamen müessir olmadığı, kazanın sigortacı davacı şirketin ödeme yaptığı diğer sürücü Vural Kul'un kusurundan da kaynaklandığının belirtilmesi karşısında, mezkur kazanın münhasıran alkol tesiri altında meydana geldiğinden bahsedilemeyeceğinden; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) hasar ödemesinin rücu edilemeyeceği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Gerek dosya kapsamında alınan trafik bilirkişi raporunda, gerekse istinaf incelemesi ile kesinleşen Asliye Ceza Mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda davalıya ait araç sürücüsünün tek başına kazaya sebebiyet vermediği, dava dışı sürücünün de ikinci derece (%30) kusurlu davranışı ile olaya katılımının bulunduğu, dolayısıyla kazanın münhasıran alkolün etkisiyle meydana gelmediği anlaşılmakla mahkemenin kazanın salt alkolün etkisi ile gerçekleşmediğinden rücu sebebinin yerinde olmadığı hususundaki takdirinde isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve saysısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Uyuşmazlık konusu dava, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında dava dışı 3. şahıslara ödenen tazminatın rücuen davalı sigortalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle kazanın gerçekleşmesinde karşı araç sürücüsünün de kusuru bulunmasına göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.