Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.09.2010 gün ve 2008/321-2010/381 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.06.2012 gün ve 2011/4453-2012/10416 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin "ETİ" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin "ETİS" ibaresini 09., 11. ve 40. sınıfta yer alan emtialar için tescil başvurusunda bulunduğunu, başvuruya yaptıkları itirazın davalı TPE YİDK'nca nihai olarak reddedildiğini, davalının tescil isteminde kötü niyetli olduğunu, müvekkiline ait "ETİ" ibareli markaların tanınmış olduğunu, markanın başka sınıflarda tescili halinde bile müvekkiline ait markanın tanınmışlığından yararlanabileceğini ileri sürerek, davalı TPE YİDK’nun kararının iptaline, davalı marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurum karar ve işlemlerinin yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı ile müvekkili şirketin faaliyet alanlarının tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin faaliyetlerinin doğrudan halka yönelik olmadığını, müvekkili şirket markasının yazı karakteri, şeklinin özgün yapısı göz önünde bulundurulduğunda davacının markalarından farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı YİDK kararının iptali için açılan davanın reddine, markanın hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkini için açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı şirket vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.