Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.04.2010 gün ve 2009/376-2010/136 sayılı kararı onayan Daire’nin 09.04.2012 gün ve 2010/15323-2012/5681 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirkete sigortalı emtianın dava dışı şirket tarafından taşınması sırasında hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, taşıyana karşı açılan davada yükleme ve üretim işini üstlenen davalının da kusurlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, 15.900.00 TL'nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, reddini istemiştir.
Mahkemece, somut olayda zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin sigorta poliçesi ile sigortalanmış bulunan imalatta hasar meydana gelmesi sebebiyle taşıma ilişkisine göre değerlendirileceği, eser sözleşmesinden kaynaklanan ve BK’nun 126. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zamanaşımı süresinin somut olayda uygulanmayacağı, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinden TTK’nun 1268.maddesinin uygulanması gerektiği, maddeye göre sigorta mukavelesinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağı, kazanın 15.03.2007'de meydana gelmesi ve davanın da 12.06.2009 tarihinde açılması nedeniyle iki yıllık zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 09.04.2012 günlü ilamında açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile davacının sigortalısı ile davalı arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde bulunmasına ve davada uygulanması gereken zamanaşımının bozma kararı gereğince yapılacak değerlendirmede göz önüne alınacak olmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 43,90 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nun 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 203,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.