TCK’nın 292/1,62,53,58. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Yargı çevresi dışındaki bir cezaevinde hükümlü bulunan ve hakkında çıkartılan yakalama kararının infazı üzerine hükümlü olduğu yerdeki Sulh Ceza Mahkemesi tarafından istinabe suretiyle sorguya çekilen sanığın, duruşmadan bağışık tutulmak istediği yönünde bir beyanı olmamasına karşın, mahkemesince sorgusu yapılmadan ve duruşmada hazır bulundurulması sağlanmadan yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hükümlü olduğu Adıyaman Açık Cezaevinden kaçan sanığın, yakalanıp yakalanmadığı ya da kendiliğinden teslim olup olmadığı hususu dosyadaki belge ve yazışma cevaplarından kesin olarak saptanamadığı cihetle, bu husus araştırılarak sonucuna göre hakkında TCK'nın 293. maddesindeki etkin pişmanlık hükmünün uygulanma olanağının bulunup bulunmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3- Lehe hükümlerin uygulanması sanık tarafından talep edilmesine karşı, TCK’nın 50. maddesindeki para cezası dışındaki seçenek yaptırımlara çevirme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılıp değerlendirilmemesi,
4- Sanık hakkında TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler yönünden ve 53/1-a, b, d, e bentlerindeki hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
5- TCK'nın 58. maddesinin uygulaması sırasında adli sicil kaydında bilgilerine yer verilen mahkumiyetlerinden hangisinin hükme esas alındığının karar yerinde belirtilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.