1.Şikâyetçi ...'ün temyizi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi olup, şikâyetçinin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

2.Katılan ... İdaresi vekilinin temyizi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz istemi; sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

A. Şikâyetçi ...'ün Temyizi Yönünden
Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında kaldığı, şikâyetçinin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı

maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden
Şikâyetçi ...'ün kullandığı ...... plakalı kamyona 30.03.2015 tarihinde sanığın işlettiği ... Nak. İnş. Tur. şirketine ait ... akaryakıt istasyonundan 228,690 litre akaryakıt aldığı, ancak aldığı yakıt nedeniyle aracının arızalandığını beyan ederek şikâyetçi olması üzerine kolluk görevlilerince şikâyetçiye ait kamyonun yakıt deposundan alınan numunenin Tübitak Marmara Araştırma Başkanlığı tarafından yapılan incelemesi sonucunda ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu ve standartlara uygun olmayan motorin olduğunun tespit edildiği, ardından kolluk görevlilerince 24.06.2015 tarihinde sanığa ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sonucunda istasyonun akaryakıt otomasyonu, yer altı tankları ve pompalarından alınan numunelerin tamamının ''geçerli'' sonuç verdiği tespit edilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereğince cezalandırılması için kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmasında, suçlamayı kabul etmemiş, istasyonunda kaçak akaryakıt satmadığını beyan etmiştir.
Kolluk görevlilerince 24.06.2015 tarihinde sanığa ait akaryakıt istasyonunda yapılan denetimler sonucunda istasyonun akaryakıt otomasyonu, yer altı tankları ve pompalarından alınan numunelerin tamamının ''geçerli'' sonuç vermesi, şikâyetçinin kollukta alınan beyanında, olayla ilgili Bala İlçe Jandarma Komutanlığına başvurmadan önce yakıtının azalması nedeniyle başka bir akaryakıt istasyonundan akaryakıt aldığına dair beyanı, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği de gözetilerek sanık hakkında beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

A.Şikâyetçi ...'ün Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikayetçinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.