Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.01.2021 tarihli iade yazısı ile 7242 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle lehe değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi sonrası kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi, sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenmemesi gerektiğine, alt sınırdan ceza tayinine, pek hafif değer nedeniyle indirim yapılmasına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz isteminin, verilen cezayı kabul etmediğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.

Olay tarihinde sanığın yolcu olarak bulunduğu şehir içi dolmuşta önleme araması kararı kapsamında yapılan aramada, sanığa ait çantada 17 karton kaçak sigara ele geçirilmiş, oluşan makul suç şüphesi nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama kararına istinaden aynı gün sanığın ikametinde yapılan aramada ise 20 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci, beşinci ve onuncu fıkraları gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık aşamalardaki savunmalarında, sigara tiryakisi olduğunu, kaçak sigaraları içmek için aldığını ve olay günü dolmuşta yakalanan sigaraları akrabalarına götürdüğünü ifade etmiş, kanun iadesi sonrasında maddi durumu nedeniyle gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyemeyeceğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "24.06.2015" yerine "02.06.2015" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 18.04.2024 tarihinde karar verildi.