Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; sanığın mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; sanığın cezalandırılması gerektiğine, suçta kullanılan nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi hususunda iddianame ile kamu davası açılmadığı gibi, bu konuda mahkemece karar verilmediği de anlaşılmakla katılan kurum vekilinin bu konuyla ilgili temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, Kıyıgören hudut karakolunun sorumluluk sahasında, kolluk görevlilerinden izin alarak askeri yasak bölgedeki tarlasına zirai faaliyetler amacıyla traktörü ile giren sanığın Asi nehri kenarında bir şahıstan gümrük kaçağı akaryakıt alarak traktörünün yakıt deposuna ikmal ettiğinin fark edilmesi üzerine, kolluk görevlilerince sanığın kullandığı traktörün yakıt deposunda 60 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirilmiştir.

Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin birinci ve onuncu fıkraları uyarınca kamu davası açılmıştır.

Sanığın kovuşturma aşamasında savunmasının alınmadığı görülmüştür.

1.Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerde sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ve özel dairelerin uyum gösteren kararlarının da bu yönde olduğu gözetilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 147 nci ve devamı maddeleri uyarınca sanığın savunması alınıp, sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, savunma alınmadan mevcut kanıtlar tartışılarak, delil takdirine girilmek suretiyle yazılı şekilde sanık hakkında beraat kararı verilmesi,

2.İddianamede müsaderesi talep edilen suça konu eşya hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

3.Usulüne uygun olarak davaya katılan ... İdaresinin gerekçeli karar başlığında suçtan zarar gören olarak gösterilmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.