Davanın reddine

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Çekişmeli, Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... köyü, 4317 parsel sayılı taşınmazın (16.09.1966 tarihinde ilan edilerek kesinleşen tapulama çalışmalarında tapulama harici taşlık ve çalılık olarak bırakılan) 15.11.2001 tarih ve 6904 yevmiye numarası ile ihdasen Hazine adına tescil edilmekle birlikte, parsel sorgu üzerinden yapılan incelemede, 07.09.2021 tarihinde 3402 Sayılı Kadastro Kanunu (3402 Sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yapılan uygulama sonrasında, dava konusu taşınmazın Mersin ili, Mezitli ilçesi, ... mahallesi, 987 ada 46 parsel olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde, ... Belediyesi ... kasabası sınırları içerisinde imar planı dışında taşlık ve çalılık olarak tespit dışı bırakılan dava konusu yerin malik ...'ın atalarından intikal ettiğini, tapulamadan sonra 1970 yılında imar ve ihya ederek üzerine narenciye fidanı dikip yetiştirdiğini, daha sonra nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile zilyetliğini 04.06.2007 tarihli senetle müvekiline devrettiğini, buna mukabil dava konusu taşınmazın ihdasen 4317 parsel içerisinde Hazine adına tapuya tescil edildiğinden kazandırıcı zaman aşımı zilyedliği sebebiyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.

Dava, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 Sayılı Kanun) 713ncü maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14ncü ve 17nci maddesi uyarınca tapusuz taşınmazın tescili istemi istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiş, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Mersin ili, Mezitli ilçesi, Merkez Belde, ... mevkiinde, Hazine adına tapuda kayıtlı 4317 parsel sayılı taşınmazın sınırlan içerisinde kalan ve çizili krokilerde (A) harfi ile gösterilen 3.161,91 metrekare yüzölçümündeki dava konusu taşınmazın 1987 tarihli hava fotoğraflarında çalılık olarak görüldüğü, 1990 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında yaklaşık 2/3'ünün bahçe olduğu, geriye kalan kısmının açıklık alan olduğu, üzerinde kayalıkların bulunduğu, 2010 tarihli ortofotoda da, yaklaşık 2/3'ünün bahçe olduğu, geriye kalan kısmının (halihazır durumda şeftali ağaçlarının bulunduğu kısmın) imar-ihya çalışmalarının yapıldığı, mahalli bilirkişi beyanları ile hava fotoğrafları birlikte değerlendirildiğinde, 1987 yılından önce herhangi bir imar-ihya çalışmasının yapılmadığı, böylelikle dava konusu taşınmazın dava tarihi olan 2007 yılından ve Hazine adına ihdas tarihi olan 2001 yılından geriye dönük 20 yılı aşkın nizasız ve fasılasız zilyetliğinin söz konusu olmadığından, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmazın edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz edenden alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.