Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili; Antalya ili Aksu ilçesi .. Mahallesi ... Mevkiinde bulunan doğusu davacıya ait 1225 ada 35,36,37 parseller, batısı ... tarlası, kuzeyi davacıya ait 3323 ada 40 parsel ve güneyi yol ile çevrili taşınmazın muris ... ...’in 1971 yılında ölümü ile yapılan taksim sonucunda davacıya düştüğünü, üzerinde tarım yapıldığını ve şu anda nar ağaçları bulunduğunu, taşınmazda 40 yıla aşkın süredir davacı tarafından zilyet olunduğunu belirterek taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili; davacının her türlü talep hakkının zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyecek bir yerin kullanılmasının suç olup suç teşkil eden eyleme dayalı olarak hak talep edilemeyeceğini, taşınmazın orman, 2/B ve maki durumunun araştırılması gerektiğini, ayrıca dere yatağı, kum ocağı sahası, içme suyu sahası olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın tarım arazisi haline getirilmesinden, imar ve ihyadan söz edilemeyeceğini, taşınmaz belediye sınırları içerisinde ise tescil davasının dinlenemeyeceğini, zilyetlikle kazanma koşullarının araştırılması gerektiğini beyan etmiş, sonraki beyanlarında taşınmazın makilik alanda olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını bildirmiş ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; taşınmazın tam yeri tespit edilemediğinden durumunun net olarak bilinmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 02.04.2013 tarihli ve 2011/164 Esas, 2013/111 Karar sayılı kararla; davacının taşınmaz mülkiyetini kazanması için gerekli olan malik sıfatıyla 20 yılı aşkın eklemeli zilyetliği çekişmesiz olarak gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Murtuna Mahallesinde bulunan fen bilirkişiler ... ve ... ...’ın 06.06.2012 tarihli raporuna ek krokisinde (A) harfi ile gösterilen 998,15 m2'lik bölümün tarla vasfı ile davacı ... oğlu 05.02.1956 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 18.02.2014 tarihli ve 2013/6616 Esas, 2014/2062 Karar sayılı kararıyla; ".... dava konusu taşınmazın orman sayılmayan ve zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile, yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile MK’nın 713. maddesine dayanılarak açılan davalarda dava tarihinden, kadastro tespitine itiraz davalarında ise tespit tutanağının düzenlendiği tarihten 15-20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, bu belgeler ziraat fakültelerinin toprak bölümünden mezun olan bir ziraat mühendisi, bir harita-kadastro (jeodezi ve fotogrametri) mühendisi ile üç orman yüksek mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla, dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü, imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, ... adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tespit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, .... bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 28.06.2016 tarihli ve 2014/239 Esas, 2016/253 Karar sayılı kararla; davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Murtına Mahallesinde bulunan harita yüksek mühendisinin 29.01.2016 tarihli raporu ve ekli krokisinde mavi renk ile boyanmış olan 998,01 m2'lik bölümün tarla vasfı ile davacı ... oğlu 05.02.1956 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın Hazine adına tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

Hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.06.2019 tarihli ve 2016/13747 Esas, 2019/4119 Karar sayılı kararıyla; ".... O halde doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece, dava dilekçesi ve ekleri Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığına tebliğ edilerek davaya dahil edilip taraf teşkili sağlanmalı, bildireceği delilleri toplanmalı, çekişmeli “A” harfi ile gösterilen taşınmazın tescil harici bırakılma nedeni belirlenmeli, komşu eski 3320 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak Ağustos 1947 tarih ve 3 numaralı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmeli, taşınmazın imar planına alındığı tarihten geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş (1980,1985,1988 yılları) stereoskopik hava fotoğrafları ile bu fotoğraflardan üretilen memleket haritaları ve varsa bu tarihlere ilişkin ortofoto haritaları bulundukları yerlerden getirtildikten sonra daha önceki keşiflerde görev almamış, halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerde görev yapmayan bu konularda bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi ve bir harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler jeodezi ve harita mühendisi bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan, krokili, bilimsel verileri bulunan yeterli raporlarla belirlenmeli, taşınmazın iktisap edilebilmesi için 3402 sayılı Kanunun 14 ve 17. maddeleri uyarınca emek ve masraf sarfı suretiyle imar-ihya işlemlerinin tamamlanarak tarıma elverişli hale getirilmesi ve bu işlemlerin tamamlanmasından sonra kazanmayı sağlayacak zilyetlik süresinin geçmesi zorunlu olduğundan 2008 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş (1980,1985,1988 yılları) stereoskopik hava fotoğrafları jeodezi ve fotogrametri uzmanı fen bilirkişilerince stereoskopla incelenmeli, çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği, eğim durumu, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı belirlenmeli, taşınmazların kadastro paftasındaki konumu bilgisayar programı aracılığıyla sözü edilen hava fotoğraflarına aktarılmalı, ziraat bilirkişiden taşınmazın niteliği, üzerinde sürdürülen zilyetliğin türü, nar ağaçları dikilmeden önce zilyetlik emareleri bulunup bulunmadığı, zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğünü belirtir fotoğraflarla desteklenmiş, üzerindeki ağaçların yaş ve cinsini de gösteren bilimsel rapor alınmalı, komşu parsel kayıtları keşifte mahalli bilirkişi yardımı ve fen bilirkişileri eliyle uygulanarak taşınmaz yönünü ne olarak okuduğu belirlenmeli, zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli, tüm deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır." gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava konusu yerde kazandırıcı zamanaşımı koşullarını sağladığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili Aksu ilçesi Murtına Mahallesinde bulunan harita yüksek mühendisinin 29.01.2016 tarihli raporu ve ekli krokisinde mavi renk ile boyanmış olan 998,01 m² lik tescil harici alanın tarla vasfı ile davacı ... oğlu 05.02.1956 doğumlu ... adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın Hazine adına tescili talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.