Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 1 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Sanık tarafından tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 27.11.2017 tarihli kararı ile uzlaştırma işlemi yapılması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2017/645 Esas, 2019/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz isteği;herhangi bir neden belirtilmeden karar temyiz edilmiş.

Sanık ...'ın, olay tarihinde katılanın satılığa çıkardığı araca talip olduğu, 14.750,00 TL bedel karşılığında anlaşmaya vardıkları, 100,00 TL kapora verip bakiye alacağın noter satışından sonra vereceği konusunda güven telkin edip aracın satışını noterde üzerine almasına rağmen kalan bedeli ödemeyip oyaladığı, bu surette sanığın dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla dava açılmış, sanık suçlamaları kabul etmediği, katılanın zararını da karşılamadığı, bozma sonrası dosya uzlaşma bürosuna gönderilmiş ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmış, mahkemesince sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olan savunmasına itibar edilmediğinden sanık hakkında temyizine konu mahkumiyet hükmü verilmiştir.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir, ancak,
5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin yirmi ikinci fıkrası ve bu maddeye göre çıkarılan Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 38 inci maddesindeki "Uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır, ilgili ödenekten karşılanır. Uzlaşmanın gerçekleşmesi durumunda, bu ücret ve giderler Devlet Hazinesi üzerinde bırakılır. Uzlaşmanın gerçekleşmemesi halinde uzlaştırmacı ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri hakkında Kanunun yargılama giderlerine ilişkin hükümleri uygulanır." hükmü uyarınca, 17.04.2015 tarihli hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi ve sanık lehine bozulması nedeniyle, lehe bozma sonrası uzlaştırma gideri dışındaki diğer yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, anılan hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Küçükçekmece 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.02.2019 tarihli ve 2017/645 Esas, 2019/109 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükün fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "Bozma kararı öncesi yapılan 23.00 TL yargılama gideri ile 132,00 TL uzlaştırma gideri olmak üzere toplam 155,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline, bozma sonrası yapılan 59.00 TL tebligat gideri ile 22.75 TL posta gideri olmak üzere toplam 81,75 TL yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.