Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/85 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204,43,62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz talebi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.

1. Sanığın farklı tarihlerde 34 YBA ... plakalı aracına 34 TTL 24 sayılı ve 34 ZM ... plakalı araca 34 TTÇ ... sayılı soğuk mühürleri sahte olup aldatma niteliği bulunduğu kriminal raporlarla tespit edilen taksi plakalarını takıp kullandığı iddia ve kabul olunmuştur.

2. Sanık ikrar etmiştir.

3. Kriminal raporlar, kolluk tutanakları dosya arasında olup, sahte olduğu tespit edilen plakalar adli emanette kayıt altına alınmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Adli emanetin 2016/1804 ve 2016/4253 sırasında kayıtlı plakaların dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi hususunun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, bu husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/85 Esas, 2016/302 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Adli emanetin 2016/1804 ve 2016/4253 sırasında kayıtlı suçta kullanılan eşyalarının TCK 54/1 maddesi uyarınca müsaderesine," ibaresinin kaldırılarak yerine "Adli emanetin 2016/1804 ve 2016/4253 sırasında kayıtlı suçta kullanılan eşyalarının TCK 54/1 maddesi uyarınca dosyada delil olarak saklanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.04.2024 tarihinde karar verildi.