Mahkumiyet
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, aynı Kanun'un 65/1,5237 sayılı TCK'nın 62,53,51/1-3 maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan onama görüşlü Tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz nedenleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,sanığın suça konu alanın sit alanı olduğunu bilmediğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına ve sair nedenlere ilişkindir.
Sanık tarafından, Nevşehir ili Nar kasabası 11 pafta ve 2281 parselde bulunan taşınmazın Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun 12.11.1999 gün ve 1123 sayılı kararı ile belirtilen I. derece doğal sit alanı içinde kalmasına rağmen herhangi bir izin almaksızın fiziki müdahalede bulunduğu iddiasıyla sanık hakkında kamu davası açıldığı, mahkemece yapılan dosya incelemesinde, taşınmazın bulunduğu yerde usulüne uygun ilanın yapıldığı anlaşılmakla sanığın savunmasına itibar edilmemiş ve yapılan keşif, düzenlenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında sanığın sit alanında herhangi bir izin almadan fiziki müdahalede bulunduğu sabit görülerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Suça konu Nevşehir ili, Merkez ilçesi, Kavacık Mevkii 11 pafta 2281 parsel sayılı taşınmazın, Mülga Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 12.11.1999 gün ve 1123 sayılı kararı ile I. Derece doğal sit alanı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece 15.02.2016 tarihinde fen, inşaat ve arkeolog bilirkişi refakatinde keşif yapılmış, 24.02.2016 tarihli inşaat ve arkeolog bilirkişi ortak raporunda ; yapılan müdahalenin esaslı onarım niteliğinde olduğu, fen bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın I. Derece doğal sit alanı içerisinde olduğu belirtimiştir.
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun 65/1. maddesi gereğince tayin edilen cezada 5000 güne kadar adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken sanık hakkında sadece hapis cezası uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak, hükümde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51/7-8. maddesi uyarınca denetim süresi içinde sanığın kasıtlı bir suç işlemesi halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına karar verileceğinin ve denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği taktirde cezanın infaz edilmiş sayılacağının belirtilmemesi, Kanuna aykırı bulunduğundan hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 7. bendinin devamına “ TCK'nın 51/7. maddesi gereğince sanığın denetim süresi içerisinde kasten suç işlemesi durumunda ertelenen hapis cezasının kısmen veya tamamen infaz edileceği, aynı Kanun'un 51/8. maddesi gereğince denetim süresini iyi halli olarak geçirmesi durumunda cezasının infaz edilmiş sayılacağı hususunun sanığa bildirilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.