B O Z M A Ü Z E R İ N E

HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Bozma üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıkların, çiftçilik yapan katılan ve ortağını telefonla arayarak peşin para karşılığında patates satın almak istediklerini söylemeleri üzerine, katılanların sanıklar ile anlaşarak 3 adet kamyona 60 ton patatesi yükleyip Tekirdağ iline götürdükleri, burada buluştukları sanıkların patatesleri teslim aldıktan sonra peşin para ödeyemeyeceklerini belirterek teminat olarak suça konu İşbankası Balmumcu İstanbul Şubesine ait, keşidecisi SWG Logistics Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. olan, 25.12.2012 keşide tarihli ve 43.000,00 TL bedelli çeki verdikleri; ancak, sanıkların katılan ve arkadaşına taahhüt ettikleri 28.000 TL tutarındaki patates bedelini ödemedikleri, teminat olarak verilen çekin kontrolünde karşılığının bulunmadığının anlaşıldığı, bu surette sanıkların iştirak halinde dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan olayda;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1.Mahkemece, sanıkların suçta kullandığı çekin, alınan uzmanlık raporuna göre orjinal olduğu bildirildiğinden suç vasfının basit dolandırıcılık kapsamında kaldığı ve böylece atılı suçu işledikleri kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de; sanıkların vermiş olduğu çekin, keşidecisi olarak görünen ve 11.12.2020 tarihinde vefat ettiği tespit edilen şirket yetkilisi ... tarafından imzalanıp imzalanmadığı hususunda herhangi bir araştırma yapılmadığının anlaşılması karşısında, suç vasfının tespiti bakımından; suça konu çekte keşideci şirket yetkilisi olarak gözüken ve vefat ettiği tespit edilen ... adlı şahsın resmi kurumlardaki imzalarını taşıyan belge asıllarının getirtilerek, suça konu çekin keşideci kısmındaki imzanın, ...'in eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre çekteki imzanın keşideci şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edilmesi halinde, sanıkların eyleminin TCK'nın 158/1-f maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, aksi halde eylemlerinin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,

2.Kabule göre de;

a.Sanık ... hakkında kurulan hükümde, sanığın tekerrüre esas alınan ilamına konu TCK 157/1 maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan hükme ilişkin uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp sonuca göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

b.Dosya kapsamında, katılanların aşamalarda alınan beyanlarından, suça konu çekin "Ekim 2012" tarihinde verildiği anlaşılmakla, suç tarihinin "10.2012" olduğu gözetilmeden gerekçeli karar başlığına "11.12.2012" olarak yanlış yazılması,

Yasaya aykırı, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı itibarıyla sanıkların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.