İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Eyüp ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1373 parsel sayılı taşınmazın tapulama çalışmalarında müvekkilinin mirasbırakanı ... adına tespit edildiğini, tespite karşı yapılan itiraz üzerine taşınmazın orman sınırları içerisinde yer aldığı gerekçesiyle tespitin iptaline karar verildiğini, ne var ki günümüz teknolojik aletleri ile yapılan tespitlerde çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında kaldığının tespit edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile külli halefiyet ilkesi gereğince miras payı oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; devlet ormanlarının özel mülkiyete tabi olamayacağını, davacının hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin de bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydının ... Tapulama Mahkemesinin 29.07.1966 tarih ve 1965/21 Esas, 1966/766 Karar sayılı kesinleşmiş ilamına dayalı olarak oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davacının miras payı oranında tescil talep ettiğinden davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığından terekeye mümessil tayin edilerek yargılamaya devam edilmesinin de pay oranında açılan davanın dinlenmesini olanaklı hale getirmeyeceği" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince; "davacı vekilinin dava dilekçesinde, açıkça davacı müvekkilinin miras hissesi oranında adına tesciline talepte bulunduğu, terekeye temsilci atanmasına yada diğer mirasçıların davaya katılımlarının sağlanıp muvafakatlarının alınmasına gerek olmadan, davacının tek başına kendi payına yönelik dava açma imkanı bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının dayandığı gerekçeye göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.