Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 22 ada, 8 parsel sayılı taşınmazda davalılar ...,.... oğlu ...., ve .... oğlu....'ın mutasarrıf olduğunu, her ne kadar tapu kütüğünde malik sıfatı ile yer alsa da gerçek malikin .... Vakfı olduğunu, Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesinde '' Tasarruf edenlerin veya maliklerin mirasçı bırakmadan ölümleri, kaybolmaları, terk veya müdabil gibi durumlara düşmeleri halinde icareteynli ve mukataalı taşınmaz malların mülkiyeti vakfı adına tescil edilir'' hükmü bulunduğunu, davalıların yasal mirasçısı bulunmadan vefat ettiğini ileri sürerek, taşınmazda malik olan ..., .... oğlu .... ve ... oğlu ... hakkında mahlulen gaiplik kararı verilerek, dava konusu taşınmazın vakıf adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, davanın husumet yönüyle de reddi gerektiğini, maliklerin yasal mirasçısı yoksa TMK uyarınca Maliye Hazinesinin yasal mirasçı olacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., mirasbırakanı...'ın başvurusu ve sunduğu 27 Mart 327 tarihli tapu senedi gözetilerek dava konusu taşınmazın tahsisen büyükanne ..., kardeş ...ve... adına tescil edildiğini,...'ın 5 çocuğundan biri olduğunu, veraset ilamı almak için dava açtıklarını, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazda paydaş gözüken kişilerin mirasçılarının belli olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı....-i .... Kerimesi . .... Vakfının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 8.20.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.