İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2018/386 Esas, 2019/178 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1 inci cümle, 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
2 Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/1185 Esas, 2019/1436 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 16.12.2021 tarihli ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
Atılı suçun manevi unsurunun bulunmadığına, sanığın örgütün üyesi olarak ne tür faaliyetler yaptığının, ne zaman ve kim tarafından örgüte dahil edildiğinin saptanamadığına ve dilekçede belirtilen sair nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanık hakkında yakalama kararı olmasına rağmen Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığı personelinin kolluk görevlilerini arayarak şahsını ihbar ettiği, bu şekilde şahsına ilişkin yakalama işleminin yapıldığı, bu husus nazara alındığında sanığın kendi iradesi ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığına geldiğinin aksini ortaya koyan nitelikte dosya kapsamına yansıyan bir delil bulunmadığı, ayrıca bu süreçte de sanığın Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/311 Esas sayılı dosyasında tanık sıfatıyla verdiği ve aşamalı olarak alınan beyanlarında örgüt faaliyetlerine katılan ve örgüt hiyerarşisi içerisinde bulunan örgüt mensubu kişilere ilişkin pek çok bilgi verdiği ve 31.05.2018 tarihli teşhis tutanağından da anlaşılacağı üzere örgüt mensubu olduğunu bildiği kişileri tek tek teşhis ettiği, üzerine atılı suçlamayla ilgili olarak tüm bildiklerini detaylıca yetkili birimlere anlattığı, sanığın beyanlarının örgütün eylemlerinin ve üyelerinin deşifre edilmesine yönelik olduğu, ayrıntılı ve samimi olduğu, sanığın söz konusu beyanlarına istinaden birçok örgüt üyesi hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatıldığı, dolayısıyla sanığın söz konusu beyanlarının etkin pişmanlık hükümleri kapsamında kaldığı gözönüne alınarak sanığın beyanlarının etki derecesi de dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 221/4 üncü fıkrasının 1 inci cümlesi ve 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a maddesi uygulanarak, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına," karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ile sair hususlar yerinde görülmemiş,

Ancak hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanan sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmıştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 12.09.2019 tarihli ve 2019/1185 Esas, 2019/1436 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün ilgili kısmına “Sanık hakkında TCK’nın 221/5 inci maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2024 tarihinde karar verildi.