Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 07.05.2012 gün ve 2012/7988/27242 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.05.2012 gün ve KYB.2012/132569 sayılı ihbarnamesiyle;
Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık ...'in, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu'nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Milas İcra Ceza Mahkemesinin 27/02/2009 tarihli ve 2008/718 esas, 2009/51 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2012 tarihli ve 2012/20 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde:
Milas icra Müdürlüğünün 2008/3658 sayılı takip dosyasında sanığa 08/05/2008 tarihinde tebliğ edilen icra emrinde birikmiş alacaklar ile Nisan 2008 alacağının talep edildiği, aylık işleyecek nafakanın talep edilmediği, birikmiş nafaka talebinin adî alacak niteliğinde olduğu ve suç oluşturmadığı gibi ödenmeyen son nafaka olan Nisan 2008 tarihli nafaka için ise üç aylık şikâyet süresinden sonra 12/09/2008 tarihinde şikâyette bulunulduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istemiyle dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İİK'nun 347. maddesine göre; "Bu Bapta yer alan fiillerden dolayı şikâyet hakkı, fiilin öğrenildiği tarihten itibaren üç ay her halde fiilin İşlendiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer." Milas İcra Müdürlüğünün 2008/3658 sayılı takip dosyasında, borçluya icra emrinin 08.05.2008 tarihinde tebliğ edilip, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı vekilinin 10.06.2008 tarihinde icra dosyasında işlem yaptığı ve borcun ödenmediğini öğrendiği, üç aylık süreden sonra 12.09.2008 tarihinde şikâyette bulunulduğu gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesi yasaya aykırıdır.
Tebliğnamedeki, şikayetin süresinden sonra yapıldığı yönündeki istemin kabulü nedeniyle, birikmiş nafaka alacağının adi alacak olduğu yönündeki istemin tartışılmasında hukuki yarar görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/02/2012 tarihli ve 2012/20 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu konuda CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince karar verilmesi mümkün olduğundan; borçlu ... hakkında nafaka hükümlerine uymamak eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsi cezasının çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.