Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı ... dava dilekçesinde; Sakarya ili Akyazı ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tescil harici bırakılan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmaz bölümünün kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen ilk karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.11.2014 tarihli ve 2014/8755-13593 sayılı "taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesinin isabetsizliğine" değinen ilamı ile sair yönler incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne dair verilen ikinci karar, davalı ... vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2016/13928 Esas ve 2019/8879 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmaz bölümlerinde davacı yararına olağanüstü zamanaşımı yoluyla taşınmaz kazanım koşullarının oluştuğuna yönelik yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, mahkemece, uyuşmazlığın çözüme kavuşturulmasında hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, dava konusu taşınmazın tespit dışı bırakılma nedeninin belirlenmediği, zirai bilirkişi raporu ile keşifte beyanına başvurulan mahalli bilirkişi ve tanık beyanları çeliştiği halde çelişkinin giderilmediği hususları belirtilerek, yöntemince zilyetlik araştırması yapılarak çekişmeli taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı ve komşu taşınmazlarla mukayeseli değerlendirmeyi içeren, ayrıntılı rapor aldırılması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonunda dava konusu taşınmaz bölümlerinin imar ihyasının 1972 yılında tamamlandığı ve o tarihten sonra davacı ve mirasçıları tarafından tarafça tarım arazisi olarak aralıksız ve çekişmesiz malik sıfatıyla kullanıldığı, 4721 Sayılı TMK'nin 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinme koşullarının davacı lehine oluştuğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.