Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.12.2010 tarih ve 2008/26-2010/971 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, klasik yangın mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan Migros Türk A.Ş’ye ait hipermarkette, davalı kiracı Güneş Gıda Ltd. Şti’nin işletmekte olduğu Motto Pastanesi’nde meydana gelen yangın sonucunda hasar meydana geldiğini, davalı şirketin diğer davalı nezdinde sigortalı olduğunu, zararın davalı şirketin kusuruyla meydana geldiğini, dava dışı sigortalıya 3.676,33 TL hasar bedelinin ödendiğini, TTK’nun 1301. maddesine göre müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu, davalıların müvekkili şirkete ödeme yapmadığını, bunun üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlattıklarını ve takibin davalıların haksız itirazlarıyla durduğunu ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... şirketi vekili, dava dışı sigortalının BK’nın 58. maddesi gereğince yangından sorumlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen ek bilirkişi raporlarına göre, meydana gelen yangının elektrik tesisatını fena yapılmasından ve tesisatın muhafazasının sağlanamamasından kaynaklandığı, elektrik tesisatının kullanımından kaynaklanmadığı, davalının bir kusurunun bulunmadığı, dava dışı sigortalının meydana gelen hasardan BK’nın 58. maddesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yangın mali mesuliyet sigorta poliçesinden doğan rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mülga HUMK'nun 281. maddesi "Bilirkişinin beyan ettiği oy ve görüş hemen tutanağa geçirilir. Bilirkişi birden fazla ise aralarında görüşürler. Görüşme sonucu bildirilen oy ve düşünceler tutanağa yazılır. İşin niteliğine göre bilirkişilerin oy ve görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri gerekiyorsa, hakim, raporun kaç nüsha olacağını ve verileceği süreyi belli eder." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece söz konusu yasa hükmüne aykırı olarak, her bir bilirkişiden ayrı rapor alındığı gibi, ek rapor alınırken yangın ve hasar tespit uzmanı ..... dışarda bırakılarak, bu bilirkişiye ek rapor tazmin ettirilmemiş olup yukarıda bahsi geçen hükme uyulmaksızın yapılan incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda, mahkemece, yangın konusunda uzman bir kişi ile elektrik mühendisi ve sigorta hukukçusundan oluşacak bilirkişi heyeti marifetiyle, gerektiği takdirde yerinde keşif yapılmak suretiyle inceleme yaptırılıp yasanın öngörülen şekilde rapor düzenlettirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekle, eksik ve hatalı incelemeye dayalı kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.