İstinaf başvurusunun esastan reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Uygulama kadastrosu sonucu, Sakarya ili Hendek ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 1045 parsel sayılı 3.260 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 219 ada 22 parsel numarasıyla ve 3.362,31 metrekare yüzölçümlü olarak, tarla vasfıyla, malikhanesi “tapu kütüğünde olduğu gibidir” şeklinde tespit edilmiştir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 17.04.1979 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2 inci madde uygulamaları ile 1987 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu çalışmaları 1969 yılında gerçekleştirilmiş, 2014 yılında ise 22/2-a madde çalışmaları yapılmıştır.

Davacı Orman İdaresi vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili Hendek ilçesi ... Mahallesinde orman kadastrosunun 1987 yılında yapılıp kesinleştiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan çalışmalar sırasında 219 ada 22 parselin davalılar adına tespit edildiğini, bu çalışma sonucu devlet ormanlarında daraltma yapıldığını ileri sürerek, uygulama kadastrosu tespitinin iptali ile 219 ada 22 parselin kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kalan kısımlarının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, Orman İdaresinin talebinin uygulama kadastrosuna itiraz yanında tescil talebini de içerdiğinden tescil talebine ilişkin talebi tefrik edilmiş, yargılama sonucunda 22/2-a çalışmalarına itiraz talebi yönünden; "3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna karşı itiraz davasının yüz ölçümü ve sınırı değişen taşınmazın tespit malik veya malikleri tarafından açılması gerektiği, 3. kişilerinin tespit malikleri adına dava açamayacağı, somut olayda dava konusu 219 ada 22 parselin tespit malikinin ... olduğu, davacı Orman İdaresinin dava konusu parsel yönünden dava açma hakkı olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, "uygulama kadastrosu çalışmalarına ancak parselin sınırlarının değiştirildiği iddia eden tapu malikleri itiraz edebileceği, dava konusu 219 ada 22 parsel ve komşu olan 219 ada 8,9,19,20,21 ve 23 parsellere ait tapu kayıtlarının incelenmesinde, taşınmazların tamamının gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı olup, taşınmazların hiç birisinin orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı olmadığı, bu nedenle davacı Orman İdaresinin uygulama kadastrosuna karşı dava açmakta aktif dava ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve Kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.