Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
Kadastro sonucunda Simav ilçesi ... köyü 1664 parsel sayılı taşınmaz 13.583,36 metrekare yüzölçümü ve tarla vasfında davacı adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... 15.10.2012 tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın bölgede yapılan orman kadastro çalışmasında orman sınırları içerisinde bırakıldığını oysa taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılması istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulü ile çekişmeli taşınmazın orman olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarihli ve 2017/8696 Esas, 2020/1178 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması yapılarak çekişmeli taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığının belirlenmesi ve bundan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulamasına göre taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1664 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit ve tespit işleminin iptali ile taşınmazın orman olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler aşağıda paragrafın kapsamı dışında kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davacı tarafça orman kadastrosuna itiraz davası açıldığından ve taşınmazın orman olmadığının tespit edilmesi halinde çekişmeli taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılması şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde taşınmazın orman olmadığının tespiti şeklinde hüküm kurulması doğru değil ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış ve hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
S O N U Ç:
Yukarıda (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) no.lu bentte yazılı nedenlerle davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “taşınmazın orman olmadığının tespitine” kısmının hükümden çıkartılmasına ve yerine “taşınmazın orman sınırı dışına çıkarılmasına” cümlesinin eklenmek suretiyle hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.