... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Muş 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.11.2009 gün ve 279/1143 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

Davacı, asıl ve birleşen 2003/17 Esas ... davada, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak kadastro çalışmaları sırasında davalı ... adına tespit ve tescil edilen 112 ada 31 parsel ... taşınmazın tamamının; diğer davalılar adına tespit ve tescil edilen 112 ada 32 parselin 10 dönümü ile 112 ada 33 parselin 15 dönümlük kısımlarının tapu kaydının iptali ile mirasbırakanı babası ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. Miras bırakanın diğer mirasçılarının davaya oluru ile yargılamaya devam olunmuştur.
Davalı ..., cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazla davacının ilgisinin bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar..., ..., ..., ... ve ... davanın reddini savunmuşlardır.
Diğer davalılar davaya cevap vermemişler yargılama oturumlarına katılmamışlardır.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; 112 ada 32 ve 33 parseller 25.10.1995 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında Ağustos 1937 tarih 50; 04.10.1945 tarih 69; Ağustos 1951 tarih 110; 21.01.1951 tarih 198 ve 09.12.1953 tarih 65 sıra nolu tapu kayıtlarının revizyonu ile ölü ... ve müşterekleri adına tespit edilmiş, Hazine tarafından açılan tespite itiraz davası, Korkut Kadastro Mahkemesi'nin 22.09.2000 tarih 2000/4 E.-5 K. ... kararı ile reddedilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 24.10.2001 tarihinde kesinleşerek tapu oluşmuştur. 112 ada 31 parsel, belgesizden davalı ... adına 25.10.1995 tarihinde tespit edilmiş, tespite yönelik dava dışı Hikmet Karaca tarafından açılan tespite itiraz davası, Korkut Kadastro Mahkemesi'nin 21.05.1998 tarih ve 1997/108 E.-1998/89 K. ... kararı ile reddedilmiş, hüküm Yargıtay denetiminden geçerek 15.02.1999 tarihinde kesinleşerek davalı adına tapu oluşmuştur.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davacı, yalnızca miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetliğe dayanarak iptal ve tescil isteğinde bulunduğuna, kadastro sırasında revizyon gören tapu kayıtlarının 112 ada 32 ve 33 parsel ... taşınmazları
kapsadığı mahallinde yapılan keşif ve uygulama ile teknik bilirkişi raporu ile belirlendiğine göre, söz konusu parseller hakkında mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile 112 ada 32 ve 33 parsellere ilişkin hükmün ONANMASINA
Davacı vekilinin 112 ada 31 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece, davacının amcasının oğlu olan Hikmet Karaca tarafından açılan tespite itiraz davası ile taşınmazın zilyedinin ve malikinin davalı ... olduğunun, davacı tarafın taşınmaz üzerinde herhangi bir hakkının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, Dosya arasındaki Korkut Kadastro Mahkemesinin 1997/108 E.-1998/89 K. ... dosyası incelendiğinde; mahkemece keşif giderinin verilen kesin süreye rağmen yatırılmaması nedeniyle davanın reddine karar verildiği, taşınmazın mülkiyetinin kime ait olduğu noktasında herhangi bir saptamanın yapılmadığı, taraf delillerinin toplanmadığı, taşınmazın başında keşfin yapılmadığı görülmüştür. Açıklanan somut durum karşısında mahkemenin davayı reddine dair gerekçesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Öte yandan; eldeki davada mahallinde 12.06.2003 ve 17.11.2008 tarihlerinde yapılan keşiflerde dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıkları; taşınmazın 50 yılı aşkın süredir davacının dedesi ... Karaca ve davacı tarafından tarla olarak kullanıldığını açıklamışlarsa da taşınmazın davacının babasına intikal şekli konusunda herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır. UYAP üzerinden alınan aile nüfus kaydı örneğine göre; davacının dedesi ... Karaca'nın 05.12.1968 tarihinde öldüğü ve davacının babası dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmıştır. Miras bırakan ... Karaca öldüğüne göre terekesi TMK.nun 701 ve 702. maddeleri uyarınca elbirliği mülkiyet hükümlerine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusudur. TMK.nun 702. maddesi uyarınca tasarrufi işlemlerde oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olduğundan tüm mirasçıların birlikte üçüncü kişi durumunda bulunan davalıya karşı dava açmaları zorunludur. Davacı, dava konusu parselin tapu kaydının iptali ile sadece babasının mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Bu haliyle davacının tek başına babasının mirasçılarına hasren dava açma sıfatı ve yetkisi bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, yeniden yapılacak keşifte taşınmazın satış, bağış veya paylaşım sonucu kök miras bırakan ... Karaca'dan davacının babasına düşüp düşmediğinin saptanması, bu yollarla davacının babasına düştüğünün belirlenmesi halinde toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi, aksi halde davacının terekeye dahil bir taşınmaz için üçüncü kişilere karşı tek başına dava açamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin düşünülmesi gerekirken, noksan soruşturmayla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile sair yönler incelenmeksizin hükmün 6100 ... HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde 17,95 TL peşin harcın davacıya iadesine 13.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.